Yozgat Bozok Yaylası Grubu

Yozgat Bozok Yaylası Grubu Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Yozgat Bozok Yaylası Grubu, Merkez, Yozgat.

📌 YOZGAT VE İLÇELERİNDE VEFAT EDENLER
📌 MEMLEKETİMİZİN KÜLTÜRÜ, GÜNDEMİ, İNSANI VE DEĞERLERİ
📌 YOZGAT VE İLÇELERİNE DAİR HER ŞEY
🎯 ORTAK GAYEMİZ:YOZGAT
📌 instagram.com/yozgatbozokyaylasi
📌 https://x.com/YozgatBozokYayl
📌 https://www.instagram.com/

07/09/2026

GAZETECİ AHMET BÜYÜKSOY YAZDI: “AKIL BAŞA GELDİ, YOZGAT’IN NÜFUSU TÜKENDİ!”

Akıl başa geldi, Yozgat’ın nüfusu tükendi
Geçtiğimiz hafta TÜİK tarafından paylaşılan 81 ilimizdeki nüfus hareketlerinin zaman içerisinde yer değiştirmesi analizi yapıldı. Buna göre eğer Yozgat’ta doğup büyüyen insanlar burada iskan edilebilselerdi, iş aş sahibi olabilselerdi, sosyal güvence kaygısı olmasaydı, kendi kendine yeter kazanç elde edebilselerdi herkes kendi memleketinde yaşayabilseydi varsayımıyla hazırlanan Türkiye nüfus dengesi analizine göre Yozgat’ın tahmini nüfusu 1 milyon 246 bin 902 olacaktı.
Zaman içerisinde elde ettiğimiz değerlerin kıymetini bilseydik, onları işimize geldiği şekilde heba etmeseydik, yenilerini yerlerine koyabilseydik, maalesef bugünkü Yozgat’ın nüfusu 413 bin civarında olmayacaktı.
Burada anneannemin bir sözünü paylaşmak isterim:
“Tandır tava geldi, hamur tükendi,
Akıl başa geldi ömür tükendi.”
Başka bir ifade ile büyük bir il büyük, bir nüfusa sahip olacaktık. Üç milletvekili değil sekiz-dokuz milletvekili çıkarabilecektik.

TÜİK’in analizine göre Yozgat, Türkiye genelindeki 81 il arasında 28’inci sıraya yerleşecekti.
Yozgat’ın nüfusu böyle olurken İstanbul’un nüfus on altı milyon yerine İki milyon civarı olacaktı.

Türkiye’de en çok nüfusun İstanbul değil, birinci sırada Şanlıurfa 3 milyon 205 bin 103 kişiyle olurken ikinci sıraya Konya 2 milyon 702 bin 482 kişiyle yerleşecekti. Olmadı olmadı…
Biz Yozgatlılar olarak tarımı istediğimiz manada işleyemedik mercimeğimizi nohudumuzu yeni teknolojik alet ve edevatlarla zenginleştiremedik daha çok ekip daha çok hasat edemedik. Sanayimizi hiç mi hiç geliştiremedik.
Tarıma dayalı hayvancılıkta %76 oranında gelir elde ederken, geri kalan %18’lerdeki sanayiyi de geliştiremedik.
50 yıl önce Yerköy’deki motor yenileme revizyon, biçerdöverlerin bakım ve onarımlarını da geliştiremedik. Hüseyin Savran, Hacı Çölgeçen, Veysel Ceylan, Lütfü Şimşek, Ethem Aslan Veli ustalardan sanayide istifade edemedik,
1970’li yıllarda Türkiye genelinde başlatılan ağır sanayi hamlesiyle temelleri atılan birçoğunun lojman inşaatları dahi bitmişken sırasıyla şimdiki üniversite sahasında boruklu yazı mevkiinde TEMSAN (Türkiye elektromekanik sanayi), Yerköy’de TAKSAN, Sorgun’da Azot Sanayi Gübre Fabrikası, Akdağmadeni’nde Demir Döküm Fabrikası’nın yapılmasına tüm Yozgat olarak sahiplenemedik temeli yok parası yok diyerek engel bile teşkil ettik.
Yozgat’ta yapılamayan fabrikalar diğer illerde yapıldı. En son da TAKSAN Kayseri’ye götürüldü. Yıllarca Kayseri ekonomisini ayakta tuttu ne TAKSAN ne TEMSAN ne Gübre Fabrikası hiçbiri kalmadı. Eğer bu fabrikalar işletmeye alınabilseydi buralarda 25 bin kişi çalışacaktı. Dolayısıyla Yozgat'ın nüfusu bugün 200 bin olacaktı.
Bu değerleri kaybeden Yozgat nüfus kaybetmeyecekti de ne olacaktı?
Yimpaş Kevser Yağ Fabrikası, Çandır Yağ Fabrikası, Akdağmadeni Deri İşletme Fabrikası da maalesef kapandı.
Heyhat! heyhat! ne acı ne acı…
Dolayısıyla Yozgatımızda doymayan insanlarımız yorganını simit yaparak başka illere göçtüler de gidiş o gidiş.
Başka bir konu; Yozgat genelinde ektiğimiz buğday arpa, yulaf, çavdar gibi tarım ürünlerini işlemek için 50 yıl önce kurulan işletmeye alınan 40’a yakın un fabrikalarımız atıl hale geldi bir bir kapanmalarına sebep olduk.

Yine 40 yıl önce Yozgat il ve ilçelerinde bulunan otomotiv sektöründeki bayilikleri bir bir yok ettik kapanmalarına sebep olduk.
Bildiğim kadarıyla Renault, Tofaş, Fiat, Lada, Ford bayiliği bunlara bağlı olarak servisleri hele de traktör bayilikleri adına tüm Anadolu’ya hitap eden Massey Ferguson, Ford, Isuzu bayilikleri bir bir yok edildiler.
Toprak sanayide Çorum’dan sonra ilimizde yapılan tuğla fabrikaları kiremit fabrikaları da bir birinin ardına kapandı.
Her tuğla fabrikasında yüzlerce binlerce insanımız gencimiz istihdam ediliyorlardı. Sanayi kaybetmekle kalmadı zorlamayla yapılan organize sanayinde de kepenkler indirildi, kapanmayla karşı karşıya kaldı ve birçoğu kapandı.
En son Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelerden Erensan Basınçlı Kaplar Sanayi için de üretimi durdurma kararı alındı.
Bununla da kalınmadı bırakın kendimizi yenileyip geliştirmeyi elimizde olanları bir bir yok ettik.
Maalesef Türkiye’deki bir numara olan mercimeğimizi ekemez biçemez satamaz olduk. Sebzecilik, meyvecilik alt yapıları olmadığından kurumaya yok olmaya terk edildi. Tarım İl Müdürlüğü’nde 500’ün üstünde insan masa başında istihdam ederken bunların hiç birini yapamadık hayvancılığımız dibe vurdu.

Ahir kelam; sonunda olan oldu Yozgat’ın nüfusu dibe vurdu. Birileri ellerine kına yaksın diyorum, Vesselam…

🇹🇷 YOZGAT’TAN AKADEMİYE UZANAN BİR BAŞARI HİKÂYESİProf. Dr. Haşim ÖzüdoğruBazı başarı hikâyeleri büyük şehirlerde değil,...
07/09/2026

🇹🇷 YOZGAT’TAN AKADEMİYE UZANAN BİR BAŞARI HİKÂYESİ

Prof. Dr. Haşim Özüdoğru

Bazı başarı hikâyeleri büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun mütevazı şehirlerinde başlar. Yozgat’ta dünyaya gelen bir çocuğun, yıllar içerisinde akademik dünyanın önemli isimlerinden biri haline gelmesi de böyle bir hikâyedir.

Prof. Dr. Haşim Özüdoğru, 6 Ocak 1975 tarihinde Yozgat’ta dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Yozgat’ta geçiren Özüdoğru’nun eğitim hayatı daha sonra farklı şehirlerde devam etti. İlk öğrenimini Yozgat Cumhuriyet İlkokulu’nda tamamladı. Ardından eğitim yolculuğu Konya’ya uzandı ve Konya Karma Ortaokulu ile Konya Gazi Lisesi’nde öğrenim gördü. Daha sonra Turhal Lisesi ve Ankara Lisesi’nde eğitimine devam etti.

Farklı şehirlerde geçen bu eğitim yılları, onun akademik dünyaya uzanacak yolculuğunun da temelini oluşturdu.

🎓 Üniversite yılları

1991 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü’ne başlayan Haşim Özüdoğru, 1995 yılında lisans eğitimini tamamladı.

Ancak onun için üniversite mezuniyeti bir son değil, bilim yolculuğunun başlangıcıydı.

Tarım ekonomisi alanında akademik çalışmalarına devam ederek 1996-1998 yılları arasında yüksek lisans yaptı. Yüksek lisans çalışmasında Ankara'nın Çubuk ilçesindeki bir vişne bahçesi örneği üzerinden tarımsal değerleme üzerine çalıştı.

Ardından akademik yolculuğunu doktora ile sürdürdü ve 2004 yılında Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi alanında doktorasını tamamladı. Doktora çalışmasında kooperatifçilik ve kooperatif işletmelerinin başarısı üzerine ekonomik bir araştırma gerçekleştirdi.

📚 Akademiye ilk adım

Haşim Özüdoğru'nun akademik kariyeri 1998 yılında Gazi Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak başladı.

Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi İşletme Eğitimi Bölümü'nde, özellikle tarımsal işletmecilik ve kooperatifçilik alanında akademik çalışmalar yürüttü.

Yıllar içerisinde akademik basamakları tek tek çıktı.

1998 – Araştırma Görevlisi
2007/2008 – Öğretim Görevlisi
2008 – Yardımcı Doçent
2012 – Doçent
2018 – Profesör

Bu süreçte çalışma alanları da genişledi. Tarım ekonomisi ve kooperatifçilikten işletmeciliğe, bankacılıktan sigortacılığa uzanan geniş bir akademik çalışma alanı oluşturdu.

🌍 Akademik çalışmalarını yurt dışına taşıdı

Bilim yolculuğunu Türkiye ile sınırlı tutmayan Prof. Dr. Özüdoğru, 1994 yılında İrlanda Dublin Üniversitesi’nde, daha sonra 2012 yılında YÖK bursu kapsamında ABD'deki Cornell Üniversitesi'nde akademik çalışmalarda bulundu.

Bu çalışmalar, onun uluslararası akademik deneyimini geliştirmesinde önemli bir aşama oldu.

🏛️ Sigortacılık alanında uzmanlaştı

Akademik kariyerinin ilerleyen dönemlerinde özellikle bankacılık ve sigortacılık alanına yoğunlaşan Özüdoğru, bu alanda çok sayıda bilimsel çalışma gerçekleştirdi.

Sigortacılık sektörü, sağlık sigortaları, hizmet kalitesi, sigorta işletmeciliği, tarım ekonomisi ve kooperatifçilik gibi farklı konularda çalışmalar yaptı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Akademik Veri Yönetim Sistemi'ndeki kayıtlara göre 63 yayını, çok sayıda atıfı ve 26 tez danışmanlığı bulunuyor.

Son yıllardaki çalışmalarında ise sigortacılık sektöründe hizmet kalitesi, tamamlayıcı sağlık sigortası ve sigorta sektörünün finansal yapısı gibi konular öne çıkıyor.

🏫 Yöneticilik dönemi

Bilimsel çalışmalarının yanında akademik yönetimde de önemli görevler üstlendi.

Gazi Üniversitesi'nde Anabilim Dalı Başkanlığı ve Sigortacılık Bölüm Başkanlığı görevlerini yürüttü.

2019-2023 yılları arasında Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu Müdürlüğü görevini üstlendi.

2023 yılından itibaren ise Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Dekanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Sigortacılık Bölüm Başkanlığı görevini sürdürüyor. Üniversitenin güncel resmi kayıtlarında da Finansal Bilimler Fakültesi Dekanı ve Sigortacılık Bölüm Başkanı olarak yer alıyor.

Ayrıca üniversitenin Yönetim Kurulu ve Senatosu'nda da görev yapan Prof. Dr. Özüdoğru, akademik yöneticilik sorumluluklarını sürdürüyor.

🏅 Bilim ve kültür alanında da takdir gördü

Prof. Dr. Haşim Özüdoğru'nun akademik çalışmalarının yanı sıra üniversite bünyesinde aldığı önemli bir takdir de bulunuyor.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin 2024 faaliyet raporunda, Ziya Gökalp Türk Kültürü Ödülü verilen akademisyenler arasında Prof. Dr. Haşim Özüdoğru'nun da adı yer alıyor.

🇹🇷 Yozgat'tan çıkan bir akademisyen

Bugün geldiği noktada Prof. Dr. Haşim Özüdoğru; Yozgat'ta başlayan eğitim yolculuğunu profesörlük ve fakülte dekanlığına kadar taşıyan, bilimsel çalışmalarıyla bankacılık ve sigortacılık alanına katkı sunan bir akademisyen olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Onun hayat hikâyesi yalnızca akademik unvanlardan ibaret değil.

Yozgat'ta başlayan bir hayat…
Farklı şehirlerde devam eden bir eğitim…
Yıllar süren bir bilim yolculuğu…
Yurt dışına uzanan akademik çalışmalar…
Profesörlüğe ve dekanlığa ulaşan bir kariyer…

Ve bütün bu yolculuğun merkezinde çalışmak, üretmek ve bilime katkı sağlamak var.

📍 Yozgat Bozok Yaylası Grubu olarak, Yozgat'tan yetişerek ülkemizin akademik hayatına değer katan Prof. Dr. Haşim Özüdoğru'yu başarıları dolayısıyla kutluyor; bilim yolculuğunda başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz.

Yozgat'ın yetiştirdiği değerleri tanımak, onların hikâyelerini genç nesillere aktarmak bizim için bir gurur meselesidir.

🇹🇷 Yozgat'tan çıkan her başarı hikâyesi, Bozok Yaylası'nın gururudur.

🇹🇷 YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİNE AVRUPA’DAN 23 BİN 676 AVROLUK DESTEK! 🇪🇺Yozgat Bozok Üniversitesi, uluslararası alanda ön...
07/09/2026

🇹🇷 YOZGAT BOZOK ÜNİVERSİTESİNE AVRUPA’DAN 23 BİN 676 AVROLUK DESTEK! 🇪🇺

Yozgat Bozok Üniversitesi, uluslararası alanda önemli bir başarıya daha imza attı.

Üniversite tarafından hazırlanan “From Yozgat to Europe, we're on the road for the environment!” başlıklı Erasmus+ projesi, Avrupa Birliği destekli program kapsamında 23 bin 676 avro maksimum hibe almaya hak kazandı.

🎓 Projenin yürütücülüğünü, Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Temel üstleniyor.

🌱 Projenin merkezinde gençler ve çevre var.

Çalışmayla, özellikle uluslararası hareketlilik imkanlarına erişimi sınırlı gençlerin Avrupa ülkelerindeki eğitim ve keşif fırsatlarından yararlanması hedefleniyor.

Gençlerin Avrupa'daki;

♻️ Geri dönüşüm ve atık yönetimi
🚍 Sürdürülebilir ulaşım
⚡ Enerji verimliliği
🌳 Yeşil alanlar
🏙️ Çevre dostu şehir uygulamaları
🌍 Sürdürülebilir yaşam ve aktif vatandaşlık

gibi alanlardaki iyi uygulamaları yerinde görmeleri planlanıyor.

En güzel tarafı ise kazanılan deneyimlerin Yozgat’a taşınacak olması.

Gençlerin Avrupa’da edindikleri bilgi ve tecrübeleri üniversite öğrencileri, akademik çevre ve Yozgat halkıyla paylaşmaları; sürdürülebilir yaşam konusunda şehirde farkındalık oluşturmaları amaçlanıyor.

📚 Proje sonunda katılımcıların kazanımları Youthpass aracılığıyla belgelendirilecek.

Bu değerli çalışma aynı zamanda Yozgat Bozok Üniversitesi’nin Avrupa’daki paydaşlarla yeni bağlantılar kurmasına ve Yozgat’ın uluslararası alandaki görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacak.

👏 Yozgat Bozok Yaylası Grubu olarak; gençlerimizin önünü açan, Yozgat’ı Avrupa’ya taşıyan bu anlamlı projeyi hazırlayan Prof. Dr. Hamdi Temel hocamızı ve emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyoruz.

Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar’ı ve Yozgat Bozok Üniversitesi ailesini de bu önemli başarıdan dolayı kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

🇹🇷 Yozgat’tan Avrupa’ya… Gençlerimizle, bilimin ışığında, geleceğe doğru!

YOZGAT'IN YETİŞTİRDİĞİ BİLİM İNSANI
Prof. Dr. Dr. Hamdi TEMEL kimdir?

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde dünyaya gelen Prof. Dr. Dr. Hamdi TEMEL, kimya, farmakoloji ve çevre bilimlerini bir araya getiren disiplinlerarası çalışmalarıyla Türkiye'nin önde gelen bilim insanları arasında yer almaktadır. Özellikle mikroplastikler, çevresel toksikoloji, ilaç kimyası, tıbbi ve aromatik bitkiler, yeşil kimya, sürdürülebilir çevre ve halk sağlığı alanlarında yürüttüğü araştırmalarla ulusal ve uluslararası bilim dünyasında önemli bir saygınlık kazanmıştır.

İlk ve ortaöğrenimini Sorgun'da tamamlayan Hamdi Temel, 1988 yılında Selçuk Üniversitesi Kimya Öğretmenliği Bölümü'nden mezun oldu. Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Anorganik Kimya Anabilim Dalı'nda yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Akademik gelişimini sürekli sürdüren Temel, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'nde Farmakoloji ve Toksikoloji alanında ikinci doktora derecesini aldı. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü'nü bitirerek ikinci lisans eğitimini de başarıyla tamamladı.

Meslek hayatı boyunca bilimsel yeterliliğini artırmak amacıyla Avrupa Birliği destekli kalite, akreditasyon ve proje yönetimi eğitimlerinin yanı sıra ISO kalite yönetim sistemleri, çevre yönetimi, enerji yönetimi, bilgi güvenliği, gıda güvenliği, karbon ve su ayak izi, iş sağlığı ve güvenliği gibi birçok uluslararası akredite baş denetçi programını başarıyla tamamladı. Bunun yanında fitoterapi alanında da uzmanlık eğitimi aldı.

Akademik kariyerine 1989 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak başlayan Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, 1997 yılında Yardımcı Doçent, 2002 yılında Doçent, 2008 yılında ise Profesör unvanını aldı. 2012 yılında Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı'na profesör olarak atanarak fakültenin kurucu öğretim üyeleri arasında yer aldı. 2021 yılında Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı'na atandı. Halen aynı fakültede Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapmakta, ayrıca Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürütmektedir.

Akademik yaşamı boyunca 159 bilimsel yayına imza atan Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel'in çalışmalarının 135'i uluslararası hakemli dergilerde yayımlandı. Ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda 228 bildiri sundu. Web of Science veri tabanında 3.000'in üzerinde atıf alan bilim insanının h-indeksi 34'e ulaştı. Bugüne kadar 14 yüksek lisans ve 9 doktora tezini başarıyla yönetti; ayrıca Kazakistan ve Cezayir'den gelen araştırmacıların ikinci doktora danışmanlığını üstlendi.

Bilimsel yayıncılık alanında da aktif rol üstlenen Temel, çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel dergide hakemlik, editörlük ve editör kurulu üyeliği görevlerini sürdürmektedir. Bunun yanında Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü, Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucu Müdürlüğü, Engelliler Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucu Müdürlüğü, Eczacılık Fakültesi Kurucu Dekanlığı ve Yozgat Bozok Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü gibi önemli idari görevlerde bulunmuştur.

Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, bugüne kadar 15'inde yürütücü olmak üzere 50 ulusal ve uluslararası araştırma-geliştirme projesinde görev aldı. TÜBİTAK, Avrupa Birliği, Kalkınma Bakanlığı, Kalkınma Ajansları, BAP ve uluslararası araştırma projelerinde yürüttüğü çalışmalarla bilimsel üretkenliğiyle dikkat çekti.

Uluslararası akademik faaliyetleri kapsamında Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avusturya, Almanya, İsviçre, İtalya, Estonya, Japonya, İran, Belçika, Letonya, Portekiz ve Kazakistan başta olmak üzere birçok ülkede araştırmalar yaptı, seminerler verdi ve bilimsel iş birlikleri geliştirdi. Kazakistan'da yürüttüğü çalışmalar sonucunda platin, rutenyum ve paladyum kompleksleri üzerine geliştirilen uluslararası patent çalışmalarına katkı sundu.

Bilimsel başarıları nedeniyle çok sayıda ödüle layık görülen Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel; Dicle Üniversitesi Akademik Performans Birincilik Ödülleri, Sorgun Kaymakamlığı'nın "Kınalı Hasan Başarı Ödülü", Eğitim-Bir-Sen Akademik Başarı Ödülü ve Yozgat Bozok Üniversitesi "Sağlık ve Yaşam Bilimleri Akademik Başarı Birincilik Ödülü" başta olmak üzere birçok önemli ödül ve başarı belgesi aldı.

Bilimsel kitaplarıyla da geniş kitlelere ulaşan Temel; Naylon Aşkı Öldürür, Susuz Aşk Yaşanmaz, Suyun Sesini Duydum, Kalemimin Rengi gibi eserleri kaleme aldı. Ayrıca mikroplastikler, çevre sağlığı ve tıbbi aromatik bitkiler üzerine yayımlanan çok sayıda bilimsel kitabın yazarı ve editörü oldu.

Özellikle plastik kirliliği, mikroplastikler ve endokrin bozucu kimyasallar konusunda Türkiye'de farkındalık oluşturan öncü bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, yıllardır televizyon programları, konferanslar, paneller ve TÜBİTAK Bilim Söyleşileri kapsamında toplumun her kesimine ulaşarak çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlamaktadır. Naylon poşet kullanımının azaltılması, geri dönüşüm kültürünün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir çevre politikalarının geliştirilmesi konusunda yaptığı çalışmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.

Bilimsel çalışmalarını mikroplastikler, çevresel toksikoloji, farmakoloji, ilaç kimyası, tıbbi ve aromatik bitkiler, iklim değişikliği, yeşil kimya ve sürdürülebilir sağlık alanlarında sürdüren Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel; araştırmaları, kitapları, uluslararası projeleri ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk bilimine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir.

Evli ve üç çocuk babası olan Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel, İngilizce bilmekte olup, halen Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Çevre Bilincini Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir.

Yozgat Bozok Yaylası Grubu olarak; ilimizi bilim dünyasında başarıyla temsil eden kıymetli hemşehrimiz Prof. Dr. Dr. Hamdi Temel'i üstün akademik başarılarından dolayı gönülden tebrik ediyor, bilim yolculuğunda kendisine sağlık, başarı ve hayırlı çalışmalar diliyoruz. Yozgat'ın yetiştirdiği değerlerle gurur duyuyoruz.

Yozgat Bozok Üniversitesi

07/09/2026

🎶 Değerli hemşehrimiz Elmas İler ve kıymetli annesi Necla İler’in o güzel sesleriyle insanı mest eden, Anadolu’nun sıcaklığını ve güzelliğini yansıtan, gönül telimize dokunan eşsiz yorumları…

Sesiniz, türkülerimizle birlikte gönüllerimizde yankılanmaya devam etsin. 🌿🎶

Yozgat’ımızın değerlerini yaşattığınız için teşekkür ediyor, sizleri gönülden kutluyoruz. ❤️
Elmas İler 👏👏👏🇹🇷🌹

Şampiyonluk Türkiye’ye çok yakıştı! Avrupa’nın zirvesinde ay-yıldızlı bayrağımız dalgalanıyor, gönüllerimiz bir kez daha...
06/09/2026

Şampiyonluk Türkiye’ye çok yakıştı!

Avrupa’nın zirvesinde ay-yıldızlı bayrağımız dalgalanıyor, gönüllerimiz bir kez daha gururla doluyor.

Finalde İtalya’yı mağlup ederek Avrupa Şampiyonu olan, İstanbul’da tarih yazan ’nı yürekten kutluyoruz.

Ortaya koyduğunuz mücadele, azim ve inançla hepimize büyük bir gurur yaşattınız.
İyi ki varsınız Filenin Sultanları…

Avrupa’nın en büyüğü TÜRKİYE! 🇹🇷🏆

🇹🇷 YOZGAT’IN DÜNYA BİLİMİNE KAZANDIRDIĞI BİR DEĞER: PROF. DR. TANER DEMİRERBilim insanı • Hematoloji ve Tıbbi Onkoloji U...
06/09/2026

🇹🇷 YOZGAT’IN DÜNYA BİLİMİNE KAZANDIRDIĞI BİR DEĞER: PROF. DR. TANER DEMİRER

Bilim insanı • Hematoloji ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı • Kök Hücre ve Kemik İliği Nakli Uzmanı • Akademisyen

Bazı hayat hikâyeleri yalnızca bir meslek başarısını değil, yıllarca süren emeğin, eğitimin, araştırmanın ve insanlığa hizmet etme idealinin hikâyesini anlatır.

Prof. Dr. Taner Demirer’in hayatı da bunlardan biridir.

🌱 ANKARA’DA BAŞLAYAN, YOZGAT’LA BÜTÜNLEŞEN BİR HAYAT

27 Mart 1961 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Taner Demirer, Yozgat kökenli bir ailenin evladı olarak tanınmaktadır. Yozgat yerel basınında özellikle Sorgun ve Yozgat ile olan hemşehrilik bağı sıkça vurgulanmaktadır.

Çocukluk ve gençlik yılları Ankara’da geçen Demirer, eğitim hayatının ilk basamaklarından itibaren tıp ve bilime yöneldi.

1978 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı.

Henüz genç yaşlarda başlayan bu eğitim yolculuğu, ilerleyen yıllarda onu Türkiye'nin yanı sıra Amerika ve Avrupa'nın önemli bilim merkezlerine taşıyacaktı.

🎓 TIP FAKÜLTESİNDE BAŞARI

1984 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden dönem üçüncüsü olarak mezun oldu.

Tıp fakültesinden mezuniyetinin ardından mecburi hizmetini Bilecik'in Bozüyük ilçesinde hükümet tabibi olarak yaptı.

1984-1986 yılları arasındaki bu dönem, onun hekimlik hayatının ilk yılları oldu.

Ancak Demirer'in hedefi yalnızca iyi bir hekim olmak değildi.

Bilimin sınırlarını zorlamak ve özellikle kanser hastalıkları konusunda daha ileri çalışmalar yapmak istiyordu.

Bu nedenle 1987 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.

🇺🇸 AMERİKA'DA 10 YILLIK BİLİM MÜCADELESİ

1987-1997 yılları arasında tam 10 yıl boyunca ABD'de eğitim ve bilimsel çalışmalar yürüttü.

İlk olarak Chicago'da bulunan Chicago Medical School Cancer Research Center bünyesinde hematolojik maligniteler ve solid tümörlerde akım sitometrisi ve laboratuvar teknikleri üzerine çalıştı.

Ardından Wisconsin eyaletindeki Medical College of Wisconsin'de 1989-1992 yılları arasında İç Hastalıkları ihtisasını tamamladı.

Fakat asıl bilimsel dönüm noktalarından biri Seattle'da yaşandı.

1992 yılında Washington Üniversitesi'ne bağlı dünyaca ünlü Fred Hutchinson Cancer Research Center'da Tıbbi Onkoloji, Hematoloji ve Kemik İliği Transplantasyonu alanlarında çalışmalarına başladı.

Buradaki başarılı klinik araştırmaları nedeniyle kendisine “Outstanding Clinical Research” ödülü verildi.

Kök hücre mobilizasyonu ve toplanması konusunda yaptığı araştırmalar daha sonraki bilimsel kariyerinin temelini oluşturdu.

Fred Hutchinson'da yaptığı çalışmaların önemli bir bölümü uluslararası bilimsel yayınlara dönüştü ve kök hücre nakli alanında dünya literatüründe karşılık buldu.

🧬 KÖK HÜCRE VE KEMİK İLİĞİ NAKLİNDE ÖNCÜ ÇALIŞMALAR

Taner Demirer'in bilimsel kariyerinin en önemli alanlarından biri, hematopoetik kök hücrelerin mobilizasyonu, toplanması ve nakli oldu.

Kök hücrelerin yeterli miktarda toplanmasını etkileyen faktörleri araştırdı.

Çalışmaları, kemik iliği ve kök hücre nakli uygulamalarının geliştirilmesine katkı sağladı.

TÜBİTAK'ın yayımladığı bilimsel değerlendirmede, Demirer'in çalışmalarının uluslararası literatürde çok sayıda atıf aldığı ve kök hücrelerin toplanması ile başarılı şekilde kullanılmasına ilişkin önemli sonuçlar ortaya koyduğu belirtilmektedir.

🇹🇷 TÜRKİYE'YE DÖNÜŞ

1997 yılında Amerika'daki eğitim ve çalışmalarının ardından Türkiye'ye döndü.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı'nda öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladı.

Türkiye'ye döndükten sonra da bilimsel çalışmalarını sürdürdü.

1998 yılında Multiple Myeloma'da kök hücre mobilizasyonu çalışmasıyla ROCHE Tıp Araştırma Ödülü'nü aldı.

2000 yılında ise Tıbbi Yenilikler ve Buluşlar kategorisinde Genç İşadamları Derneği birincilik ödülüne layık görüldü.

🏥 TÜRKİYE'NİN İLK SAĞLIK BAKANLIĞI KEMİK İLİĞİ TRANSPLANT MERKEZİ

Prof. Dr. Taner Demirer'in Türkiye sağlık sistemi açısından en dikkat çekici çalışmalarından biri 1999 yılında gerçekleşti.

Ankara Numune Hastanesi'nde, Sağlık Bakanlığı'na bağlı ilk Kemik İliği Transplantasyon Merkezi'ni kurdu.

1999-2001 yılları arasında merkezin direktörlüğünü yürüttü.

Bu çalışma, yalnızca akademik bir başarı değil, Türkiye'de kanser ve kök hücre tedavilerinin gelişmesi açısından önemli bir sağlık hizmeti adımı oldu.

🌍 TÜRKİYE'DEN AVRUPA BİLİM DÜNYASINA

Demirer'in bilimsel çalışmaları kısa sürede Avrupa'da da dikkat çekti.

2001 yılında Avrupa Kemik İliği Transplantasyon Birliği'nin (EBMT) Solid Tümör Grubu Başkanı seçildi.

2001-2007 yılları arasında bu görevi yürüttü.

Aynı dönemde Avrupa Kanser Federasyonu'nun da konsey üyeleri arasında yer aldı.

TBMM'nin özgeçmişinde, bu görevlerin Türkiye'den ilk kez bir bilim insanının bu önemli Avrupa kuruluşlarının konseylerinde yer alması açısından önem taşıdığı belirtilmektedir.

2001-2007 döneminde Avrupa'nın 22 ülkesinde yürütülen çok sayıda klinik çalışmanın koordinasyonunda görev aldı.

2007 yılında ise EBMT tarafından başarı plaketi ve sertifikası ile ödüllendirildi.

🏆 TÜBİTAK BİLİM ÖDÜLÜ

Prof. Dr. Taner Demirer'in bilim dünyasındaki en önemli başarılarından biri 2002 TÜBİTAK Bilim Ödülü oldu.

Kemik iliği nakli ve kök hücre alanındaki uluslararası düzeydeki üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle bu ödüle layık görüldü.

Bu ödül, Türkiye'de bilimsel çalışmaların ulaştığı en yüksek takdir düzeylerinden biri olarak kabul ediliyor.

🌎 ULUSLARARASI BİLİMSEL GÖREVLER

Demirer; ASCO, ASH, ESMO, EHA, EBMT ve ASBMT gibi dünyanın önde gelen tıp ve onkoloji kuruluşlarında üyelik ve görevler üstlendi.

Uluslararası kongrelerde çok sayıda oturum başkanlığı yaptı ve davetli konuşmacı olarak yer aldı.

Ayrıca hematoloji ve onkoloji alanındaki uluslararası bilimsel dergilerin yayın kurullarında danışmanlık görevleri yürüttü.

Türkiye'de ise Anadolu Tıbbi Onkoloji Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı ve 2003-2007 yılları arasında derneğin başkanlığını yaptı.

2003-2005 yıllarında Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Ulusal Kanser Danışma Kurulu'nun başkanlığını yürüttü.

🎓 TÜBA VE AVRUPA BİLİMLER AKADEMİSİ

2012 yılında Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Asli Üyesi seçildi.

2013 yılında ise Avrupa Bilimler ve Sanatlar Akademisi'ne (EASA) Asli Üye olarak kabul edildi.

TÜBA, özellikle kök hücre mobilizasyonu ve toplanması konusundaki çalışmalarının uluslararası bilim dünyasında önemli karşılık bulduğunu vurgulamaktadır.

🏛️ TBMM ONUR ÖDÜLÜ

2014 yılında Prof. Dr. Taner Demirer'e bir başka büyük ödül geldi.

TBMM Onur Ödülü…

Ödül; kanser araştırmaları, kök hücre ve kemik iliği nakli alanındaki bilimsel çalışmaları, Türkiye'de ilk Sağlık Bakanlığı kemik iliği transplantasyon merkezinin kurulmasına öncülük etmesi ve Türkiye'yi uluslararası bilim platformlarında başarıyla temsil etmesi nedeniyle verildi.

Böylece Demirer'in bilimsel başarısı Türkiye'nin en üst düzey kurumsal takdirlerinden biriyle de tescillenmiş oldu.

🧬 AZİZ SANCAR BİLİM ÖDÜLÜ

2020 yılında ise Prof. Dr. Taner Demirer, TÜSEB Aziz Sancar Bilim Ödülüne layık görüldü.

Ödül, kök hücrenin kansere karşı kullanımı konusunda yaptığı nitelikli bilimsel çalışmalar nedeniyle verildi.

Ödül, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenlenen törende takdim edildi.

Bu başarı, Demirer'in kök hücre ve kanser araştırmalarındaki uzun yıllara dayanan bilimsel emeğinin önemli bir göstergesi oldu.

❤️ BİLİMİN ÖTESİNDE: YOZGAT BAĞI

Prof. Dr. Taner Demirer'in hayat hikâyesinde dikkat çeken bir başka yön ise Yozgat ile kurduğu güçlü bağdır.

Yozgat yerel basını onu yıllardır “Yozgat'ın gururu”, “Yozgatlı bilim insanı” gibi ifadelerle kamuoyuna tanıtmaktadır.

Sorgun Platformu'nun etkinliklerinde görev alması ve Yozgat-Sorgun meseleleriyle ilgili toplantılara katılması da memleket bağının yalnızca bir aidiyet ifadesi olmadığını göstermektedir.

Bilim dünyasında Amerika ve Avrupa'nın önemli merkezlerinde görev yapan Demirer, memleketi Yozgat'la olan bağını da koruyan bir isim olarak öne çıkmaktadır.

🏛️ SON YILLARDA SİYASİ ÇALIŞMALARI

Prof. Dr. Taner Demirer, bilim ve akademi hayatının yanı sıra sağlık politikaları alanında da aktif görevler üstlendi.

İYİ Parti'de Genel Başkan Yardımcılığı ve Sağlık Politikaları Başkanlığı görevlerinde bulundu.

2024 yılında İYİ Parti'den ayrıldı ve aynı yıl Cumhuriyet Halk Partisi'ne katıldı.

CHP'ye katılımının ardından sağlık politikaları alanında çalışmalarını sürdürmesi gündeme geldi.

🇹🇷 BİR YOZGATLI'NIN DÜNYA BİLİMİNDEKİ İZİ

Taner Demirer'in hayatına geriye dönüp bakıldığında ortaya yalnızca başarılı bir doktorun hikâyesi çıkmıyor.

Ankara'da başlayan bir eğitim…

Bilecik Bozüyük'te başlayan hekimlik…

Amerika'da geçen 10 yıllık bilim mücadelesi…

Seattle'da kök hücre ve kanser araştırmaları…

Türkiye'ye dönüş…

İlk Sağlık Bakanlığı Kemik İliği Transplantasyon Merkezi…

Avrupa'da bilimsel liderlik…

TÜBİTAK Bilim Ödülü…

TÜBA Asli Üyeliği…

Avrupa Bilimler ve Sanatlar Akademisi üyeliği…

TBMM Onur Ödülü…

Ve Aziz Sancar Bilim Ödülü…

Bütün bunlar, yıllarca süren emeğin ve bilime adanmış bir hayatın kilometre taşlarıdır.

Prof. Dr. Taner Demirer bugün, kök hücre, hematoloji ve kanser araştırmaları alanındaki çalışmalarıyla Türkiye'nin yetiştirdiği ve uluslararası bilim dünyasında tanınan bilim insanlarından biri olarak anılmaktadır.

Yozgat açısından ise hikâyenin anlamı daha da büyüktür:

Bir hemşehrimiz, Anadolu'nun içlerinden çıkan bir başarı hikâyesini dünya biliminin önemli merkezlerine taşıdı.

🇹🇷 Yozgat Bozok Yaylası Grubu olarak; bilime, tıbba ve insanlığa yaptığı katkılarla ülkemizi ve memleketimizi gururlandıran Prof. Dr. Taner Demirer'i saygıyla selamlıyoruz.

Yozgat'ın yetiştirdiği değerleri tanımak, tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim için bir vefa meselesidir.

06/09/2026

Sancağı

🇹🇷 SORGUN’DAN İÇ ANADOLU’YA UZANAN BİR TİCARET HİKÂYESİ: ERGÜN AİLESİArif Ergün • Vehbi Ergün • Kazım Ergün • Nazım Ergü...
06/09/2026

🇹🇷 SORGUN’DAN İÇ ANADOLU’YA UZANAN BİR TİCARET HİKÂYESİ: ERGÜN AİLESİ

Arif Ergün • Vehbi Ergün • Kazım Ergün • Nazım Ergün

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde küçük bir mahalle bakkalında başlayan ve bugün 65 kişilik bir çalışma ailesine ulaşan yaklaşık 45 yıllık bir ticaret hikâyesi…

Ergün ailesinin ticaretteki temelleri 1980’li yıllarda Sorgun’da atıldı. O yıllarda küçük bir mahalle bakkalı işleten ailede kardeşler, henüz çocuk yaşlarda raf düzenlemekten müşterilerle ilgilenmeye kadar işin her alanında görev alarak ticaretle tanıştı.

Mahalleliye hizmet ederek başlayan bu yolculuk, kardeşlere yalnızca ticareti değil; çalışmayı, insan ilişkilerini, güveni ve müşteriye değer vermeyi de öğretti. Babalarından aldıkları en önemli ticaret mirası ise dürüstlük oldu.

🏪 BAKKALDAN MAĞAZACILIĞA UZANAN YOL

Yıllar ilerledikçe küçük bakkalın yerini daha büyük hedefler aldı. Ergün kardeşler bir dönem toptancılık sektöründe faaliyet göstererek ticari tecrübelerini ve çevrelerini genişletti.

Ardından perakende mağazacılığa yönelen aile; Ergün Paşabahçe ve Pazar İstanbul markaları altında ucuzluk mağazaları açmaya başladı.

Sorgun’da başlayan ticari faaliyetler zaman içerisinde Yozgat merkez, Sorgun ve Kırşehir başta olmak üzere farklı noktalara ve bayiliklere yayıldı.

Bugün gelinen noktada Ergün ailesinin ticari yapısı, 65 kişiye istihdam sağlayan ve İç Anadolu’da binlerce müşteriye hizmet veren güçlü bir aile işletmesine dönüşmüş durumda.

🌐 DEĞİŞİME ERKEN AYAK UYDURAN BİR AİLE ŞİRKETİ

Ergün ailesinin ticaret yolculuğundaki önemli dönüm noktalarından biri de internet mağazacılığı oldu.

Henüz pandemi başlamadan önce ailenin en küçük kardeşi Nazım Ergün’ün öncülüğünde kurulan ve geliştirilen internet satış altyapısı, şirketin geleneksel mağazacılığın yanında dijital ticarette de yer almasını sağladı.

Bu yatırımın değeri özellikle pandemi döneminde daha iyi anlaşıldı. COVID-19 sürecinde birçok işletmenin zorlandığı bir dönemde, daha önceden oluşturulan internet satış kanalları şirket için önemli bir dayanak oluşturdu.

Bu tecrübe Ergün ailesinin ticarette benimsediği önemli bir anlayışı da güçlendirdi:

Köklerine bağlı kalırken değişime ayak uydurmak.

👨‍👩‍👦‍👦 AYNI AİLE, FARKLI KARAKTERLER, ORTAK BİR HEDEF

Arif, Vehbi, Kazım ve Nazım Ergün…

Dört kardeşin her biri farklı karakterlere ve farklı ilgi alanlarına sahip. Kimi sanat ve hat sanatıyla, kimi siyaset ve toplum hayatıyla, kimi motosiklet ve sosyal medyayla ilgileniyor.

Ancak ticaret söz konusu olduğunda hepsini aynı noktada buluşturan güçlü bir aile birlikteliği bulunuyor.

Yaklaşık 45 yıl önce küçük bir mahalle bakkalında başlayan bu hikâye, bugün aynı temel değerlerle yoluna devam ediyor:

Dürüst ticaret, çalışkanlık, müşteriye değer vermek, yenilikleri takip etmek ve aile dayanışması…

Bugün bir aile işletmesinden çok daha fazlasını ifade eden Ergün ailesi, Sorgun’dan başlayarak Yozgat ve İç Anadolu ticaret hayatında kendine önemli bir yer edinmiş durumda.

🇹🇷 Yozgat Bozok Yaylası Grubu olarak;

Arif Ergün, Vehbi Ergün, Kazım Ergün ve Nazım Ergün kardeşleri bugüne kadar ortaya koydukları emek, azim ve başarılı ticari çalışmaları dolayısıyla tebrik ediyor; Ergün ailesinin tüm fertlerine ve çalışma arkadaşlarına sağlık, huzur ve bol kazanç diliyoruz.

Nice yıllar boyunca aynı birlik ve beraberlikle büyümelerini, yeni nesillere güzel bir ticaret mirası bırakmalarını temenni ediyoruz.

Yolları açık, kazançları bereketli olsun.

🇹🇷 Yozgat Bozok Yaylası Grubu
Yozgat’ın değerlerini, emeklerini ve başarı hikâyelerini yaşatmaya devam ediyoruz.

Address

Merkez
Yozgat
66100

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yozgat Bozok Yaylası Grubu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share