Kuzgun 28

Kuzgun 28 Dijital İçerik Üreticisiyim. Dijital Tasarımcıyım. Ama bundan ötesi var…
Bir ekranın karşısında oturup piksel saymam ben. Ben, fikrin kalp atışını dinlerim.

Sözün çizgiye, hayalin renge dönüştüğü yerde dururum. Siz isteyin,
birlikte çizeriz.

Giresun’umuzun eğitim tarihine altın harflerle yazılan bu büyük başarı, azmin, disiplinin ve emeğin en güzel karşılığıdı...
15/06/2026

Giresun’umuzun eğitim tarihine altın harflerle yazılan bu büyük başarı, azmin, disiplinin ve emeğin en güzel karşılığıdır. LGS 2025 Türkiye birincisi olarak bizlere gurur yaşatan öğrencilerimizi yürekten kutluyoruz. Bu başarıda emeği geçen kıymetli öğretmenlerimize ve fedakâr ailelerimize teşekkür ediyoruz. Gençlerimizin gösterdiği bu üstün performans, geleceğe dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir. Her biri çalışkanlıklarıyla arkadaşlarına örnek olmuş, hedeflerine kararlılıkla yürümüştür. Giresun’un eğitimde yükselen başarısını taçlandıran öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Yolunuz daima açık, başarılarınız daim olsun. Nice büyük başarılara birlikte ulaşmak dileğiyle…




Bir Ömrün En Güzel Golü: Çetin Durkaya  ÖğretmenHayat bazen insanın önüne iki ayrı yol çıkarır. Biri alkışların, tribünl...
15/06/2026

Bir Ömrün En Güzel Golü: Çetin Durkaya Öğretmen

Hayat bazen insanın önüne iki ayrı yol çıkarır. Biri alkışların, tribünlerin, şöhretin ve kupaların yolu; diğeri ise sessiz fedakârlıkların, yetişen nesillerin ve gönüllerde bırakılan izlerin yolu... İşte Çetin'in hikâyesi, bu iki yolun kesiştiği yerde verilmiş büyük bir kararın, yıllara yayılan anlamlı bir hayatın hikâyesidir.
Yıl 1994...
Henüz yirmi yaşında, gençliğinin en güzel günlerinde, hayalleri gözlerinde ışıldayan bir delikanlıydı Çetin. Futbol onun için yalnızca bir spor değil, adeta hayatın kendisiydi. Giresunspor ve Tireboluspor formaları altında gösterdiği üstün performansla adından söz ettirmiş, attığı gollerle taraftarların gönlünde taht kurmuştu. Öyle ki, gol krallığına uzanan başarılarıyla futbol camiasının dikkatini çekmiş, dönemin güçlü ekiplerinden Malatyaspor'a transfer olarak önemli bir adım atmıştı.
Malatyaspor formasıyla çıktığı ilk günlerde önünde uzun bir futbol kariyeri uzanıyor gibiydi. Tribünlerden yükselen tezahüratlar, yeşil sahaların heyecanı ve geleceğe dair büyük umutlar onu bekliyordu. Ancak kader, onun için bambaşka bir yol hazırlamıştı.
Bir gün elinde hayatının dönüm noktası olacak bir haber vardı.
Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümünü kazanmıştı.
Genç Çetin'in yüreğinde büyük bir ikilem vardı. Bir tarafta futbol tutkusu, diğer tarafta eğitim hayatı ve geleceği...
Belki de günlerce düşündü.
Sonunda en çok güvendiği insana, babasına danıştı.
"Baba," dedi, "Futbola devam mı edeyim, yoksa öğretmen mi olayım?"
Babası kısa ama hayatını değiştirecek cevabı verdi:
"Oğlum, öğretmen ol."
Bazen bir babanın sözü, yıllarca sürecek bir hayat yolculuğunun pusulası olur. Çetin de babasının sözünü dinledi. Futbol sahalarındaki kariyerini geride bıraktı ve kendisini eğitime adadı.
Dört yıl boyunca Gazi Üniversitesi'nin sıralarında büyük bir azimle okudu. Sahalardaki mücadele ruhunu derslerine taşıdı. Çünkü o, hangi işi yaparsa yapsın en iyisini yapmak isteyen bir karaktere sahipti.
Üniversiteyi başarıyla tamamladıktan sonra öğretmen olarak göreve başladı.
Ve bugün...
Tam yirmi yedi yıldır Tirebolu'da binlerce öğrencinin hayatına dokunmaya devam ediyor.
Belki futbolu seçseydi adını bazı istatistiklerde görecektik.
Belki attığı goller yıllarca konuşulacaktı.
Ama öğretmenliği seçerek çok daha büyük bir başarıya imza attı.
Çünkü o, yalnızca gol atan bir sporcu değil; hayatlara yön veren bir eğitim neferi oldu.
Yüzlerce, belki binlerce öğrencisinin kalbinde silinmeyecek izler bıraktı.
Spor salonlarında, okul bahçelerinde, yarışmalarda ve müsabakalarda öğrencilerine sadece spor öğretmedi; mücadele etmeyi, pes etmemeyi, dürüst olmayı ve iyi insan olmayı öğretti.
Onun öğrencileri, yıllar sonra bile öğretmenlerini saygıyla ve sevgiyle anıyor.
Meslektaşları onu çalışkanlığı, dürüstlüğü ve fedakârlığıyla tanıyor.
Çünkü Çetin Öğretmen, görevini yalnızca bir meslek olarak değil, bir gönül işi olarak gördü.
Yıllar boyunca elde ettiği başarılar, kazandığı kupalar ve yetiştirdiği sporcular bunun en güzel kanıtı oldu.
Emeklerinin karşılığı olarak Başöğretmen unvanını aldı.
Ancak onu tanıyanlar bilir ki, sahip olduğu en büyük unvan ne Başöğretmenliktir ne de kazandığı kupalardır.
Onun en büyük unvanı, insanların gönlünde kazandığı yerdir.
Hayat yolculuğu boyunca vefayı hiç unutmadı.
Ahirete göç etmiş öğretmenlerini her zaman rahmetle ve özlemle andı.
Kendisine emek veren insanların hatıralarını kalbinde yaşattı.
Emekli olmuş öğretmenlerini de unutmadı; onların tecrübelerine her zaman saygı duydu.
Çünkü o, geçmişine sahip çıkan insanların geleceği daha sağlam kuracağına inanıyordu.
Ailesine, dostlarına ve akrabalarına karşı da örnek bir insan oldu.
Yoğun çalışma temposuna rağmen eş, dost ve akraba ziyaretlerini ihmal etmedi.
Sevdiklerinin iyi gününde de kötü gününde de yanlarında oldu.
Yardım etmeyi, paylaşmayı ve iyilik yapmayı hayatının bir parçası haline getirdi.
İnsan sevgisi onun karakterinin temel taşıydı.
Bu sevgi yalnızca insanlarla sınırlı değildi.
O aynı zamanda gerçek bir hayvan dostuydu.
Evinde beslediği kedisi Duman, onun şefkat dolu yüreğinin sessiz tanıklarından biridir.
Duman'a gösterdiği sevgi, onun tüm canlılara duyduğu merhametin küçük ama anlamlı bir yansımasıdır.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Çetin'in hayatı yalnızca başarılarla değil; anlamla, vefayla, fedakârlıkla ve insan sevgisiyle dolu bir ömür olarak görülmektedir.
Bazı insanlar kupalar kazanır.
Bazı insanlar şampiyonluklar yaşar.
Bazı insanlar adlarını tarihe yazdırır.
Ama çok az insan, insanların kalbine yazılır.
Çetin Öğretmen işte o insanlardan biridir.
Yıllar önce futbol sahalarında attığı goller unutulsa bile, yetiştirdiği öğrenciler yaşayacaktır.
Kazandığı maçların skorları zamanla silinse bile, dokunduğu hayatlar yaşamaya devam edecektir.
Çünkü gerçek başarı, yalnızca kazanılan kupalarda değil; geride bırakılan güzel izlerde saklıdır.
Ve Çetin Öğretmen, ardında sevgiyle, saygıyla ve minnetle hatırlanacak kocaman bir hayat bırakmıştır.
Ne mutlu, ömrünü insan yetiştirmeye adamış böylesine güzel yürekli öğretmenlere...
Ne mutlu, öğrencilerinin dualarında yaşayan eğitim neferlerine...
Ne mutlu, hayatının en güzel golünü insanların gönlüne atanlara...

Tarih, yalnızca geçmişi anlatan bir ders değil; insanın yolunu aydınlatan bir kandildir. Bu kandili yıllarca büyük bir ö...
15/06/2026

Tarih, yalnızca geçmişi anlatan bir ders değil; insanın yolunu aydınlatan bir kandildir. Bu kandili yıllarca büyük bir özveriyle taşıyan kıymetli hocamız İbrahim Mıdık'a en içten geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
Bilgisiyle nesiller yetiştiren, karakteriyle öğrencilerine örnek olan değerli hocamızın kaleminden çıkan "Kör Karanlıktan Sızanlar" adlı şiir kitabı da onun gönül dünyasının zarif bir yansımasıdır.
Dualarımız ve güzel dileklerimiz sizinle hocam. Rabbim sizlere acil şifalar, sağlık, huzur ve uzun ömürler nasip etsin. Yeniden güçlü gülüşünüzle aramızda olmanızı gönülden diliyoruz.
Tarih Öğretmenim; Siz geçmişi anlattınız, bizlere umut verdiniz. Şimdi umut sırası bizde...
Rabbim şifa versin.
🌹 Geçmiş olsun kıymetli hocam. Dualarımız sizinle. Rabbim en kısa zamanda sağlık ve afiyet ihsan etsin.

Kitap siparişini aşağıdaki linkten verebilirsiniz.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kor-karanliktan-sizanlar/758281.html?fbclid=IwY2xjawSdSPtleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZAwzNTA2ODU1MzE3MjgAAR7zfpkR6NdBg2-v-49kt0pGLdJw-BGO62SeC4kcTtBJpvf9Pt1uI-bf55-U5Q_aem_gHLEdRrciAR_f5GPfqnKuw

Tirebolu’nun sevilen esnaflarından, Yaşlıoğlu Lokantası’nın kıymetli sahibi merhum Mehmet Yaşlı büyüğümüzü rahmet ve özl...
15/06/2026

Tirebolu’nun sevilen esnaflarından, Yaşlıoğlu Lokantası’nın kıymetli sahibi merhum Mehmet Yaşlı büyüğümüzü rahmet ve özlemle anıyorum.
Onun lokantası sadece yemek yenilen bir yer değil, dostluğun, samimiyetin ve Karadeniz misafirperverliğinin yaşandığı bir mekândı. Özellikle cuma günleri kapısında sıra beklenir, lezzetli yemeklerinden tatmak isteyenler sabırsızlıkla yer açılmasını beklerdi.
Güler yüzü, çalışkanlığı ve insanlara verdiği değer ile gönüllerde iz bıraktı. Yıllar boyunca binlerce insan onun sofrasında ekmeğini paylaştı, muhabbetine ortak oldu.
Bugün geriye, damaklarda kalan eşsiz lezzetler ve gönüllerde yaşayan güzel hatıralar kaldı. Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin. Tirebolu’nun unutulmayacak değerlerinden biri olarak daima hayırla yâd edilecektir.
Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun.

15/06/2026

Tirebolu Kuzgun Köyü’nde Yaşar Usta ve ekibi çalışmaya tam gaz devam ediyor.

Millet yaylalara serinlemeye giderken, biz tuğla üstüne tuğla koyup geleceği örüyoruz. Çayın dumanı dağlara yükselir, harcın kokusu inşaata karışır.

Yaşar Usta'nın kalfası, Mevlüt Usta'nın neşesi yerinde:
"Eller yaylaya gider, biz işimizin başındayız!"

Kuzgun Köyü’nde emek var, alın teri var, bir de hiç eksilmeyen muhabbet var...


Yaşar Ustanın Kalfası Mevlüt ustanın neşesi yerinde.
15/06/2026

Yaşar Ustanın Kalfası Mevlüt ustanın neşesi yerinde.

1996 yılının sonbaharında, Tirebolu Kuzgun Köyü Cami Yanı Mahallesi'nin sessiz yamaçlarında çekilmiş bu kare, bir aile h...
15/06/2026

1996 yılının sonbaharında, Tirebolu Kuzgun Köyü Cami Yanı Mahallesi'nin sessiz yamaçlarında çekilmiş bu kare, bir aile hatırasından çok daha fazlasını anlatıyor.
Sonbaharın sarıya çalan hüznü, dağların eteklerine inerken üç kuşak aynı karede zamana gülümsemişti.
Sağda oturan İsmail Kısacık, yüzünde hayatın yükünü ve baba sıcaklığını birlikte taşıyordu.
Yanında küçük Zafer Kısacık, çocukluğun saf neşesiyle geleceğe uzanan bir umut gibiydi.
Solda yer alan Köksal Kısacık ise gençliğin heyecanını ve köy hayatının temiz ruhunu yansıtıyordu.
Arkalarında yükselen çıplak yamaçlar, Karadeniz insanının sabrını ve mücadeleyle örülen hayatını anlatıyordu.
Ahşap sedirin üzerinde geçen o birkaç dakika, yıllara meydan okuyan bir hatıraya dönüştü.
Belki o gün kimse, bu fotoğrafın yıllar sonra böylesine kıymetli olacağını düşünmemişti.
Rüzgâr sonbahar yapraklarını savururken, aile bağları kök salmış ağaçlar gibi dimdik ayakta duruyordu.
Bugün bu kareye bakıldığında yalnız insanlar değil, bir köyün geçmişi ve yaşanmışlıkları da görülüyor.
Zaman akıp gitse de Kuzgun Köyü'nün o sonbahar günü, bu fotoğrafın içinde yaşamaya devam ediyor.

1962 yılı Alibeyköy Taşocakları tatafı. İstanbul Eyüpsultan
14/06/2026

1962 yılı Alibeyköy Taşocakları tatafı.

İstanbul Eyüpsultan

14/06/2026

Mustafa abi Avusturya dan amcasının oğlu Kuşçu Mehmet abi ile görüşüyor.

14/06/2026

Address

Tirebolu

Opening Hours

Monday 09:00 - 21:00
Tuesday 09:00 - 21:00
Wednesday 09:00 - 21:00
Thursday 09:00 - 21:00
Friday 09:00 - 21:00
Saturday 09:00 - 21:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kuzgun 28 posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Kuzgun 28:

Share