03/01/2026
Sayın Erol,
arabanız kaza yaptığı için mahallelere pek çıkamıyorsunuz galiba. Dün sabahtan beri yapılan kar temizleme çalışmaları baştan sona plansız ve göstermelik. Bildiğiniz üzere ilçemizin 22 mahallesi bulunmakta. Sizin açıkladığınız planlamada ise 20 araç hizmet veriyor. Belediyeciliği hâlâ öğrenemediğiniz, araç sayısından da açıkça anlaşılıyor.
Planlama şöyle yapılır: Öncelikle bir kriz masası kurulur, ardından mahalleler bölgelere ayrılır. Bu bölgelere yeterli sayıda araç tahsis edilir. Greyderler ana arterleri, loderler ara arterleri açar; küçük kepçelerle de mahalle içlerinde cepler oluşturulur.
Mantıklı bir yönetim, karın yağıp yağmayacağını bekleyerek değil, yağacağını öngörerek hareket eder. Bunun için 20 araç değil, en az mahalle sayısının iki katı araç hazırda bulundurulmalıdır.
Görseldeki fotoğraf, Perşembe günü paylaşılan bir fotoğraftır. Ben size dün sabah saat 08.00’de çekilmiş bir fotoğraf göndereyim; bu da ana arter fotoğrafı. 😉
Not: Ben, sizin sorumluluk alanınızda bulunan mahallemden, Karayollarına ait çarşı merkezine gelemedim. Bu işler sosyal medyada cevap vermekle olmaz. Sosyal medyaya ayırdığınız zamanı, yolları açmaya harcamanız daha doğru olur bence. 😅
TATVAN HALKININ DİKKATİNE: İŞ MAKİNALARININ KLİMALARI BOZUK!!!
Bugüne kadar tanık olduğumuz en beceriksiz belediyecilik örneklerinden biriyle karşı karşıyayız.
Kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerde belediyecilik; mazeret üretme değil, önceden planlama ve kriz yönetimi işidir. Kar yağışı bir sürpriz değildir; her yıl aynı mevsimde, aynı coğrafyada yaşanan doğal bir olaydır. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, açık bir ihmal ve yönetim zaafını gözler önüne sermektedir.
Kış aylarına girilmeden önce, kar yağışı beklenen şehirlerde belediyelerin yeterli ekipman ve araç kapasitesine sahip olması gerekir. Kendi filosu yetersizse, kiralama yöntemine başvurulur; araç, iş makinesi ve personel planlaması aylar öncesinden yapılır. Ayrıca ilgili birimler, kış öncesinde tüm araçların bakım ve onarım işlemlerini eksiksiz şekilde tamamlar ve karla mücadele ekiplerini hazır ve nazır hâlde bekletir. Bu, belediyeciliğin en temel sorumluluklarından biridir.
Ancak kar yağışının daha ilk günlerinde ortaya çıkan manzara, bu sorumluluğun yerine getirilmediğini açıkça göstermiştir. Kar temizliğinde yaşanan aksaklıklara gerekçe olarak “araçların klimalarının bozulması” gibi, kamuoyunun aklıyla alay eder nitelikte bir bahane öne sürülmüştür.
Sorulması gereken sorular nettir:
Kış öncesinde “hazırız” açıklamaları yapılan, önünde pozlar verilen ve bakımlı olduğu iddia edilen araçlar, daha ilk kar yağışında nasıl ve neden kullanılamaz hâle gelmiştir? Eğer araçlar gerçekten bakımlıysa, bu arızaların sorumlusu kimdir? Şayet bakımlı değilse, neden kamuoyuna gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapılmıştır? Ayrıca, iddia edildiği gibi kiralama yöntemiyle gerçekleştirilen araç ihalesinde taahhüt edilen araçlar teslim edilmiş midir ve şu anda aktif olarak çalışmakta mıdır?
Bu tablo; ya ciddi bir organizasyon eksikliğine ya da kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı yönetimine işaret etmektedir.
Karla mücadelede yaşanan bu başarısızlık, yalnızca teknik bir aksaklık değildir. Aynı zamanda vatandaşın günlük yaşamını zorlaştıran, ulaşımı aksatan, sağlık ve can güvenliğini riske atan ciddi bir yönetim problemidir.
Sonuç olarak Tatvan Belediyesi, ne yazık ki bu sınavdan sınıfta kalmıştır.
Not: Karın çok yağması bahane değildir. Bu tamamen acizliktir.