Tarihtir Kütahya

Tarihtir Kütahya Kütahyamızın tarihi,kültürü,ve bütün herşeyi ile anlatıldığı seviyeli ve kaliteli bir sayfa...

GÜNÜN HİKAYESİ...--------------SAKLAMBAÇ----------------Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basma...
07/07/2026

GÜNÜN HİKAYESİ...
--------------SAKLAMBAÇ----------------
Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış.
Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sakin oturuyorlarken Saflık ortaya bir fikir atmış:

"Neden saklambaç oynamıyoruz?"

Ve hepsi bu fikri beğenmiş, ve hemen çılgınlık, bağırmış:

‘’Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!" ve başka hiç kimse Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış
ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 ....Ve Çılgınlık saydıkça,iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar.

Şefkat Ay'ın boynuzuna asılmış;

İhanet çöp yığınının içine girmiş;

Sevgi bulutların arasına kıvrılmış;

Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış;

Tutku dünyanın merkezine gitmiş;

Para hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış.

Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82.....

Aşkın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış.Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş..

Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz.Ve Çılgınlık 95, 96, 97... ya gelmiş ve 100'e vardığı anda, Aşk sıçrayıp
güllerin arasına girmiş ve saklanmış.Ve Çılgınlık bağırmış :

"Sağım solum sobedir, geliyorum!", ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkati ayın
boynuzunda görmüş,ve İhaneti çöplerin arasında, Sevgiyi bulutların arasında, Yalanı gölün dibinde, ve Tutkuyu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer
bulmuş, sadece biri hariç.

Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış, derken Haset, bulunamadığı için haset duyarak,Çılgınlığın kulağına fısıldamış:

"Aşkı bulamıyorsun, O güllerin arasında saklanıyor." Ve Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış, ve güllerin arasına çılgınca saplamış,saplamış,
saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, ve parmaklarının arasından
gözlerinden iki sicim gibi kan akıyormuş, Çılgınlık Aşkı bulmak için heyecandan Aşkın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.

"Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?’’ Diye bağırmış.

"Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?" Ve Aşk cevap vermiş,

"Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin."

Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve her zaman Çılgınlık yanındadır..."

Bende severim 😊
07/07/2026

Bende severim 😊

EVET ! OKULLARDA “ADABI MUAŞERET” OKUTULMALIDIR !-Öyle çatal solda bıçak sağda falan değil (!)-Günaydın demek mesela… Gü...
07/07/2026

EVET ! OKULLARDA “ADABI MUAŞERET” OKUTULMALIDIR !
-Öyle çatal solda bıçak sağda falan değil (!)
-Günaydın demek mesela… Gülümsemek… Selam vermek… Hatır sormak…
-Gürültü yapmamak mesela… Korna çalmamak, bağıra çağıra konuşup, hayâsızca gülmemek…
-Yol vermek, yer vermek mesela… Zeki(!) olduğunu sanarak kırmızı ışıkta geçmemek mesela…
-Tükürmemek, yerlere bir şey atmamak, arabanın küllüğünü yola boşaltmamak mesela…
-Sırada beklemeyi bilmek, ne kadar akıllı olursan ol (!) önlere kaynamaya çalışmamak mesela
-Hayvanlar kötü davranmamak, eziyet etmemek mesela…
-Sokak hayvanlarını besliyorum diye akşamdan kalma nohut tenceresini kaldırıma boşaltmamak mesela…
-Ayakkabıları daire girişinde çıkarıp, karman çorman bırakmamak mesela…
-Bisiklet yolundan yürümemek, donla denize girmemek mesela…
-Mangal kültürünü bir nizama sokmak mesela… İki pirzola için koca ormanları yakmamak mesela…
-Kurban kesmenin adabını bilmek, kurbana baltayla girişmemek mesela
-Adabı muaşeret dersinin adı “insan olma dersi olarak değişmelidir ayrıca!
EMİNİM SİZLERİN DE EKLEYECEĞİ DAHA ÇOK ŞEYLER VARDIR, DEVAM EDEBİLİRSİNİZ… ama biz bu derste sınıfta kaldık, çünkü okular da, Adabı-Muaşeret varmı yok(?) eklemek isteyenler varsa buyrun eklesin...

ÖNCEDEN  EVLERİMİZ  ESKI VE VİRANE  FAKAT İÇİ  HUZUR DOLUYDU  , SEVGI VE MUHABBETLE  GEÇERDİ  ZAMAN.  ŞİMDİ İSE  EVLERİM...
07/07/2026

ÖNCEDEN EVLERİMİZ ESKI VE VİRANE FAKAT İÇİ HUZUR DOLUYDU , SEVGI VE MUHABBETLE GEÇERDİ ZAMAN. ŞİMDİ İSE EVLERİMİZ SARAY GİBİ FAKAT GÖNÜLLERİMİZ VİRANE VE DUYARSIZ. MUHABBETTEN ESER YOK......
📷📷 Selman Özer..
Teşekkürler

GÜNÜNÜZ AYDIN, OCAĞINIZ ŞEN, YUVANIZ MUTLU, SAĞLIĞINIZ YERİNDE, İŞLERİNİZ BEREKETLİ OLSUN..HAYIRLI SABAHLAR KÜTAHYAM..
07/07/2026

GÜNÜNÜZ AYDIN, OCAĞINIZ ŞEN, YUVANIZ MUTLU, SAĞLIĞINIZ YERİNDE, İŞLERİNİZ BEREKETLİ OLSUN..
HAYIRLI SABAHLAR KÜTAHYAM..

GÜNÜN HİKAYESİ....-------Teklif-------Sabahın serinliği henüz dağılmamıştı. Sokaklar yavaş yavaş uyanırken, elinde günle...
06/07/2026

GÜNÜN HİKAYESİ....

-------Teklif-------

Sabahın serinliği henüz dağılmamıştı. Sokaklar yavaş yavaş uyanırken, elinde günlerdir üzerinde çalıştığı dosyayla kurumun yolunu tuttu. Her sayfasını defalarca gözden geçirmiş, her rakamı yeniden hesaplamıştı. Bugünkü toplantının sıradan bir toplantı olmayacağına inanıyordu. Belki de uzun zamandır çözüm bekleyen meseleler nihayet bir çıkış yolu bulacaktı.

Kuruma vardığında koridorlar alışıldık telaşıyla doluydu. Tanıdık yüzlere selam verdi, sessizce toplantı salonundaki yerine oturdu. Bir süre sonra herkes gelmişti. Müdür kısa fakat ciddi bir konuşmayla toplantıyı açtı. Kurumun mali durumunun her geçen gün biraz daha ağırlaştığını anlattı. Giderlerin azaltılması gerektiğini, ancak bunun yapılırken işlerin aksatılmaması ve çalışanların emeğinin zedelenmemesi gerektiğini özellikle dile getirdi.

Ardından söz alanlar konuşmaya başladılar. Kimi geçmişten yakındı, kimi geleceğe dair temenniler sıraladı. Öneriler vardı; ama çoğu havada asılı kalan cümlelerden ibaretti. Dinledikçe, hazırladığı dosyanın gerçekten işe yarayabileceğine olan inancı biraz daha güçleniyordu.

Sıra ona geldiğinde ağır ağır ayağa kalktı. Dosyasını açtı, sesini yükseltmeden konuşmaya başladı. Hazırladığı plan; gereksiz harcamaların azaltılmasını, bütçenin daha akılcı kullanılmasını ve kaynakların israf edilmeden değerlendirilmesini öngörüyordu. Her maddeyi rakamlarla destekliyor, örneklerle açıklıyor, alınacak her kararın kuruma sağlayacağı tasarrufu tek tek gösteriyordu. Anlattıkları ne abartılıydı ne de hayaldi; yalnızca dikkatli bir çalışmanın ürünüydü.

Salon sessizleşmişti. Herkes önündeki sayfalara eğilmiş, zaman zaman başını kaldırıp konuşanı dinliyordu. Bazılarının yüzünde hayret, bazılarında takdir okunuyordu. Hazırlanan planın bu kadar ayrıntılı olmasını beklememişlerdi.

Konuşması bittiğinde uzun süren tartışmalara gerek kalmadı. Öneri, neredeyse oy birliğiyle kabul edildi. Kurumun içinde bulunduğu sıkıntılı günleri aşabilmesi için kapsamlı bir tasarruf programının hemen uygulanmasına karar verildi.

Kararlar yazıldı. İmzalar atıldı. Toplantı sona ermek üzereydi.

O ise sessizce yerine oturmuştu. İçinde, insanın verdiği emeğin karşılığını gördüğünde duyduğu o küçük sevinç vardı. Günlerce uğraşmıştı; belli ki emeği boşa gitmemişti.

Fakat bu sevinç uzun sürmedi.

Uygulamanın ilk adımı konuşulurken biri,
“İşe en kolay uygulanabilecek kalemden başlayalım,” dedi.

Herkes başını salladı.

Sonra gözler aynı noktada birleşti.

İlk tasarruf tedbiri olarak…

Onun işten çıkarılmasına karar verildi.
Yazar.. İsa Aljundi ( Yağmur - 2012 )

GÜNÜNÜZ AYDIN OCAĞINIZ ŞEN YUVANIZ MUTLU SAĞLIĞINIZ YERİNDE İŞLERİNİZ BEREKETLİ OLSUN..HAYIRLI SABAHLAR KÜTAHYAM...
06/07/2026

GÜNÜNÜZ AYDIN OCAĞINIZ ŞEN YUVANIZ MUTLU SAĞLIĞINIZ YERİNDE İŞLERİNİZ BEREKETLİ OLSUN..
HAYIRLI SABAHLAR KÜTAHYAM...

05/07/2026

4 yıldır sadece bir bilgisayarda çalışan KÜTOPYA simülasyonunun tüm cep telefonları ve bilgisayarlardan çalışmasının yöntemi bulundu. 2027 yılında yayınlanacak.

Türkiye'de tek olacak şekilde şehrin her metrekaresine giren büyük bir proje. 16 kilometrekare alan. Kayıp dereler, pınarlar dahil Kütahya doğası. Binlerce Kütahya camisi, hanı, konağı, eseri, çeşmesi. Tüm eski Kütahya fotoğrafları ve resimleri. Tarihi olaylar ve Kütahya tarihi tek simülasyonda.

Tamamını gezmesi 16 saat süreceği tahmin ediliyor. Dilediğiniz yöne kendiniz ilerleyebileceksiniz. Proje, 3 kişilik gönüllü bir ekip tarafından yürütülmekte. Hiçbir şehir için benzeri olmayan bir çalışma.

GÜNÜN HİKAYESİ....--------Arif--------Elinde  eski bir torba  ile  sokak sokak dolaşıyordu biraz hıtpani garip kılıklı a...
05/07/2026

GÜNÜN HİKAYESİ....
--------Arif--------
Elinde eski bir torba ile sokak sokak dolaşıyordu biraz hıtpani garip kılıklı adamın biri..!

"Demedim mi sana ben demedim mi insandan kaç demedim mi?" diyerek

Saçı başı karmakarışık ve kirliydi.
Üzerinde eski püskü kıyafetler ile kendine bir kaç numara büyük pantolonu vardı.
Onunda belini bir iple bağlamış öylece etrafta dolanıyordu bu garip adam!

Belli ki bu mahalleye yeni gelmisti.
Onu daha önce görmüş olsam muhakkak ki hatırlardım!

Bu garip adamda kimlerdendir diye düşünürken yanıma gelerek para istedi benden;

"Üç lira var mı sende?"

"Var dedim cebimden çıkarıp eline saydığım üç lirayı alıp giderken bana;

_"İnsana rast gelesin" dedi ve gitti..!

Arkasından öyle baka kalmışken mahallemizde bulunan fırına girdi fırıncıdan da akşamdan kalmış ekmekleri alıp torbasına koyduktan sonra yanında ki bakkaldanda süt alıp köşede bir yere oturdu..!

Sonra tekrar ayağa kalkarak yolun kenarına atılmış beş kiloluk boş su sisesinin altını cebinden çıkardığı çakısı ile kesti içine de süt doldurup etrafta boş boş dolaşıp miyavlayan minik kedi yavrularına verdi.

O kedi yavruları sütlerini keyifle içerken onları bir köşede keyifle izliyordu.

Sonra torbasından plastik bir kap çıkardı. Pilastik kabın içerisine kedilere döktükten sonra kalan sütü döktü.
Tabağın içine ekmek bandırıp yerken içim burkuldu adamın bu haline dayanamadım lokantadan bir çorba söyledim çekinir diye de tenbihledim benim parasını ödediğimi söylemesinler diye .

Ürkek ve mahcup bakışlarla aldı çorbayı başladı keyifle icmeye sonra da yoluna gidip kayboldu sokağın tenhalarında..!

O gittikten sonra;

Mahalle fırınının kapısından içeri girerek sordum.

"Abi bu adamın hali hal değil tanırmısın ?"

O mu adı Arif o kimi zaman şu aşağıda ki kimsesizler evinde kalıyor orada yer bulamadığı zamanda parktaki bankta yatıyor işte.
Parası yok ki garibin bir ev tutsun ya da pansiyon gibi bi yerde kalsın!

İzmir'in Alsancak mı neresi işte orada oturuyormuş bir zamanlar...
iki de coçugu varmış.
Karısı onu ve çocuklarını bırakıp bir başka adama gidince kahretmiş vurmuş kendini sokaklara.

Oradan da;

Buralara kadar gelmiş işte!

Geçenlerde sordum Arif'e;

"Arif neden kalmadın İzmir'de? Bak buralarda sürünüyorsun" diye

"Abi ne oralarda kalamazdım.Çok seviyordum karımı sonra onu görünce hazmedemez canıma kıyardım. ya da onun canına!
Bende öylece çıktım evden vurdum kendimi yollara"dedi.

"Peki abi ne yapabiliriz ki Arif için;
yazık ya iki cocugu da varmış onlara da yazık!"

"Bilmiyorum ki bacım ben anca ekmek verebiliyorum biz küçük esnafız işte biliyorsun kendi hanemize zor bakıyoruz."

"Haklısın abide yinede bir şey yapmak lazım ".dedim

Önce mahalledeki erkek berberle konuştum.Berber ben "saçlarının tıraşını ücretsiz yaparım bundan sonra geldin yanıma " dedi.

Sonra sağdan soldan da bir kaç kıyafet bulduk topladık Arif için!

Sonraki gün yine geldi Arif bu sefer elinde su şişesi sokaktaki ağaçları suluyordu.

Gittik yanına ..

"Selamün aleyküm kolay gelsin naparsın öyle?"

"Napalım insana insandan fayda yok bak bu sessiz kullara en azından suladın mı,güzel baktınmı yemiş veriyor, oda yoksa gölgesi ferahlatıyor işte" dedi..

"Haklısın haklısın abi peki abi bu saç sakalın hali ne.?"
Bir kestirsen dedik!

"Bosver kardeş böyle iyi hem param yok ki " dedi..

"Gel sen dert etme parayı bak bizim berber gelsin para almam ben " dedi.

"Gel bu yaz gününde kes hem rahatlarsın.

"Yok kir olur şimdi oralar sonra berber kızar bana'' dedi..

"Yok merak etme kızmaz biz onunla konuştuk, gelsin " dedi.

Berber Arif'i bir güzel tıraş etti.
Yüzü gözü açılırken, o güzel gözleri ortaya çıktı.

Aynaya uzun uzun baktı
"unutmuştum kendimi" dedi.

"Ee çoluk çocuk neredeler' dedik

"Anam bakıyor bir yıldır arıyamadım onları da bir gün parkta uyurken telefonumu çalmıslardı zaten olsa da kontör yoktu arayamazdım ya " dedi..

"Gel buradan ara dedik bak tıraşda oldun istersen şu kıyafetleride giy görüntülü arayalım ananı" dedik.

Yeni giydiği kıyafetlerle aynada kendine baktı. Yüzündeki sevinç hepimizin yüreğine değmisti.

Çevirdik numarayı açtı anası telefonu!

"Oğlummmmm" dedi gerisi ağlama hıçkırık...

"Ah sen benim oğlum musun nerdesin ne hale gelmişsin sen çok zayiflamissin oğlumm" dedi anası..

"İyiyim ana iyiyim şimdi daha da iyiyim ellerinin tersiyle sildiği gözyaşları ile..

Sonra arkada iki çocuk göründü babaannelerinin ardından.

"Babaanne babamlam mı konuşuyorsun sen?"

"Evet yavrularım babanız aradı sonunda"

Sonra uzun bir sessizlik...
Duyulan sadece hıçkırık sesleriydi!

Çocuklar ile baba uzun uzun ağladılar...

Çocukların en küçüğü;

"Baba gel artık anasız babasız kaldık bir yıldır gelsen artık dön bizede anan baban yok senin demesinler artık bize baba herkese seni göstericez bak babamız geldi diyeceğiz" dedi.

Büyük olan çocuk ise daha suskun" içine içine" ağlıyordu.
Onlar ağlıyor biz ağlıyorduk.
Bu garip adamın hikayesine!

Sonra biraz para toplayıp koyduk Arif'in cebine bir de yol bileti aldık.

"Bak Arif iyi insanlarda var.Sende insana rast geldin dediğin gibi. Sen sakın küsme hayata bırakma çocuklarını orada boynu bükük" deyip İzmir'e el birliğiyle yolculadık Arif'i..!

Aradan altı ay geçti Arift' en bir mektup bize ici teşekkürler ile dolu!

Mektubun icine de çocukları ve annesi ile birlikte gülerken çekilmiş resmini koymuş bir de..

Yine bilindik ama etkili dua ile noktalamış mektubunu..

"İnsana rast gelesiniz, rast gelsin işleriniz Allah razı olsun" diye.

Seninde Arif seninde hep iyi insanlara çıksın yolun bundan sonra her daim!

Hayat işte kime dokunsan ayrı bir hikaye ayrı bir imtihan ve o hikayede kendine çıkaracağın hep bir paye var iste..!

Alabilenlere selam olsun...

Hepimizin yolları hep iyilere iyiliklere çıksın her daim inşaallah..

Address

Kütahya
43020

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tarihtir Kütahya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category