30/05/2020
Politico.eu: Bir süredir çevre ve sosyal adalet hareketlerinin ana düsturu olan "global düşün, yerel davran" mottosu bu krizle birlikte kendine daha çok destek bulacak gibi görünüyor. Kriz, "dijital" ve "yerel yaşantı"yı güçlendirirken, "fiziksel alışveriş" ve "küresel" alışkanlıklarımızı zayıflatıyor. Netekim, Korona virüs'ün ortaya çıkmasından aylar önce Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo'nun ortaya attığı "15 dakikalık şehir" konsepti, kendisinin Mart 2020 Yerel Seçimlerini kazanmasında önemli bir etken olmuştu. Karantinada ortaya çıkan yönetimsel zorunluluklar Hidalgo'nun daha az çevre kirliliği ve daha az metropol stresini amaçlayan bu konseptini haklı çıkardı; Hidalgo'nun bu projesinde, kişinin oturduğu adresten maksimum 1 veya 2 kilometre yürüme mesafesindeki alanlarda, marketler, parklar, spor sahaları, sağlık merkezleri, okullar ve çalışma alanları gibi ihtiyaç duyacağı hemen herşeye ulaşabilmesi anlamına geliyor. Avrupa'da bir krizin şehircilik planlamasını etkilemesi ilk defa ortaya çıkmıyor, 1755 yılındaki büyük depremden sonra Marquis of Pombal, Lizbon'un Pombaline Baixa semtini dünyada ilk defa olarak mazgal plan yöntemiyle yeniden planlamış; 1. Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan göçlerle birlikte Viyana'da tasarım öncülüğünü Karl Marx Hof'un yaptığı, içinde okullar, sağlık klinikleri, spor alanları, bahçeler, güzellik salonları ve dükkanların bulunduğu, "kendine yeten yaşam alanları" oluşturulmuştu.