Umut Karahasanoğlu Photography

Directions Website

Umut Karahasanoğlu Photography Doğa ve insan hikayeleri...

Bazı yüzler hikayelerini hemen anlatmaz…Yıllardır farklı coğrafyalarda insanları fotoğraflıyorum.Her karşılaşmada biraz ...
14/09/2026

Bazı yüzler hikayelerini hemen anlatmaz…
Yıllardır farklı coğrafyalarda insanları fotoğraflıyorum.
Her karşılaşmada biraz daha aynı şeyi düşünüyorum:
Bir insanı görmekle, onu gerçekten görmek arasında büyük bir mesafe var...

Bazen bir bakış, uzun bir sohbetten daha fazlasını anlatıyor.
Yaşanmışlıklar, korkular, umutlar ve geride bırakılan yıllar o bakışın içinde bir yerde duruyor.

Benim için fotoğraf çekmek biraz da o mesafeyi aşmaya çalışmak…
Karşındaki insanın hikayesine birkaç saniyeliğine yaklaşmak ve o karşılaşmadan geriye bir iz bırakmak…

1. Fotoğraf:Türkiye
2. Fotoğraf:Burkina Faso
3. Fotoğraf:Fas

Hive’de Bir Gece…Gece saatleri 23.00’e yaklaşırken bisikletiyle bir adam beliriyor sokakta…Bir medresenin avlusuna giriy...
11/09/2026

Hive’de Bir Gece…

Gece saatleri 23.00’e yaklaşırken bisikletiyle bir adam beliriyor sokakta…

Bir medresenin avlusuna giriyor, birkaç dakika sonra ışıklar sönüyor. Ardından bisikletine binip başka bir yapıya doğru ilerliyor.

Önce ne yaptığını anlamıyorum. Bir süre izleyince Hive’nin tarihi yapılarının ışıklarını bisikletiyle dolaşarak tek tek kapattığını fark ediyorum. Açıkçası buna şaşırıyorum. Böylesine önemli yapıların aydınlatmalarının, gecenin sonunda bisikletli bir adam tarafından tek tek kapatılması hiç beklemediğim bir görüntü.

Merak edip yanına yaklaşıyorum. Adının Otabek olduğunu öğreniyorum.

Otabek’in Hive’de her gece tekrarladığı bir görevi var. İçan Kale’nin sokaklarını bisikletiyle dolaşıyor; medreselerin, minarelerin ve tarihi yapıların ışıklarını birer birer kapatıyor. Bir yapının ışıkları sönüyor, Otabek bisikletine atlayıp diğerine doğru yol alıyor.

Ertesi akşam aynı sokaklardan yeniden geçiyor. Bu kez ışıkları yakmak için…

Yüzyıllardır ayakta duran kerpiç duvarlar gecenin ışıkları altında son kez parlıyor. Sokaklar sessizleşiyor, meydanlar boşalıyor.

Sonra Otabek geliyor.

Ve Hive, ışıklarını birer birer kapatıp uykuya dalıyor…

Hive’de bir gece böyle sona eriyor...
Atlas Dergisi / Eylül 2026

🇺🇿

“Dünyadan Tanık Olduğum Hikayeler” serisinin ilk bölümü sizlerle…Daha fazla insan.Daha fazla hikaye.Ve daha iyi bir düny...
10/09/2026

“Dünyadan Tanık Olduğum Hikayeler” serisinin ilk bölümü sizlerle…

Daha fazla insan.
Daha fazla hikaye.
Ve daha iyi bir dünya…

Bu hikayelere tanık olmak, dünyaya ve insanlığa bakışımı çok değiştirdi. İstiyorum ki tanık olduğum bu hikayeler bende saklı kalmasın; anlatılsın, paylaşılsın, bilinsin…

Çünkü dünyanın farklı coğrafyalarında, birbirimizden çok farklı hayatlar yaşıyor gibi görünsek de birbirimizin hikayelerine tanık olduğumuzda aslında ne kadar çok ortak yanımız olduğunu görüyoruz.

Birbirimizi anlamaya çalışalım.
Birbirimizin hikayelerine tanıklık edelim.
Farklılıklarımızın içinde ortak olanı görebilelim.

Ve birlikte daha güzel bir dünya inşa edelim…




Hive’de bir gün doğumu..🔹Bu saatlerde Hive sanki birkaç yüzyıl geriye gidiyor.🔹Karşımda, şehrin siluetine hâkim İslam Ho...
06/09/2026

Hive’de bir gün doğumu..
🔹Bu saatlerde Hive sanki birkaç yüzyıl geriye gidiyor.
🔹Karşımda, şehrin siluetine hâkim İslam Hoca Minaresi yükseliyor. Yaklaşık 57 metre yüksekliğiyle Hive’nin en yüksek yapılarından biri. Mavi, turkuaz ve beyaz çinileri sabahın ilk ışıklarıyla yavaş yavaş renkleniyor…

“Özbekistan: İpek Yolu’nda Üç Masal”
🇺🇿

Hive’nin LahitleriHive yollarında ilerlerken yol kenarındaki mezarlıklar hemen dikkatimi çekiyor…Toprağın üzerinde yan y...
05/09/2026

Hive’nin Lahitleri

Hive yollarında ilerlerken yol kenarındaki mezarlıklar hemen dikkatimi çekiyor…

Toprağın üzerinde yan yana uzanan, küçük evleri andıran yüzlerce mezar…

Bir süre sonra bir mezarlığın içinde bazı ailelerin ellerinde kovalar ve küreklerle çalıştıklarını görüyorum.

Burada “sagana” adı verilen mezarlar kerpiç ve çamurdan yapılıyor. Zamanla güneşin, yağmurun ve rüzgârın etkisiyle aşınan saganaları aileler yeniden sıvıyor, çatlayan yerlerini onarıyor.

Bir süre onları izliyorum…

Kimi çamuru hazırlıyor, kimi eski sıvayı temizliyor, kimi elleriyle kaybettiği yakınının mezarını yeniden şekillendiriyor.

Bana göre yaptıkları bir mezarı onarmaktan çok daha fazlası…

Kaybettikleri insanların yeryüzünde bıraktıkları son izi kendi elleriyle koruyorlar.

Peki Harezm’deki mezarlar neden alıştığımız gibi toprağın altında değil de üzerinde?

Bununla ilgili iki farklı düşünce var.

İlki bizi bu toprakların kadim geçmişine, Zerdüştlüğe götürüyor. Toprak, su, ateş ve havanın kutsal kabul edildiği bu inancın eski cenaze geleneklerinin Harezm’deki mezar kültürü üzerinde iz bırakmış olabileceği düşünülüyor.

Diğer açıklama ise Amu Derya… Nehrin şekillendirdiği Harezm’de yeraltı suyunun yüzeye yakın olması, mezarların toprağın üzerinde yükselmesinin nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Peki hangisi?

Belki de cevap, Harezm’in binlerce yıllık geçmişinde saklı…

Hive, Buhara ve Semerkant’ta peşine düştüğüm hikâyeler, “İpek Yolu’nda Üç Masal” dosyamla bu ay Atlas Dergisi’nde.

Hive’de günün ilk ışıkları…Günün ilerleyen saatlerinde kalabalıklarla dolacak bu sokaklarda şimdi sadece bir kaç ayak se...
04/09/2026

Hive’de günün ilk ışıkları…
Günün ilerleyen saatlerinde kalabalıklarla dolacak bu sokaklarda şimdi sadece bir kaç ayak sesi var..
Bir şehri derinden hissetmenin en güzel saatleri benin için gün doğumları..
Tüm şehir eskiden kalma tüm hikayeleri bu saatlerde size fısıldıyor..
İbni Sina’nın Biruni’nin Harezmi’nin bu sokaklarda zamanlarını geçirdiklerini düşünmek insana bambaşka bir his veriyor..

Hive “Üç Masal”ın ilk şehri..benim favori masalım..

🇺🇿

Registan’da günün ilk saatleri…Gün içinde ve akşam saatlerinde meydanı dolduran kalabalıktan henüz eser yok. Sessizliğin...
03/09/2026

Registan’da günün ilk saatleri…

Gün içinde ve akşam saatlerinde meydanı dolduran kalabalıktan henüz eser yok. Sessizliğin içinde Registan’ın yüzyıllardır taşıdığı o mistik atmosferi çok daha derinden hissetmek mümkün.

Tam o sırada Şir-Dor Medresesi’nin gölgesi, karşısındaki Uluğ Bey Medresesi’nin üzerine düşüyor. Sanki yüzyıllardır aynı meydanı paylaşan iki yapı, ışık ve gölgeyle birbirine dokunuyor.

Ve tam bu iki medresenin, ışıkla gölgenin buluştuğu yerde iki insan beliriyor…

İki sevgilinin buluşması gibi.

“Özbekistan: İpek Yolu’nda Üç Masal”

02/09/2026

“Özbekistan: İpek Yolu’nda Üç Masal” bu ay Atlas Dergisi’nde..
Peki nedir bu üç masal?
Buyurun, iyi seyirler📸🇺🇿
Atlas Dergisi

Address

Istanbul
34000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Umut Karahasanoğlu Photography posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category