08/07/2026
Hayatlarımızın çoğu zamanı boş geçer. Uykudur , boş sohbetler, yol, mesai derken geriye dönüp baktığımızda hayatımı boş geçirmişim diyenler çoktur. Zaman bildiği gibi akar. Bana sormaz bile . Bir gün 24 saat bir ay 30 gün bir yıl 365 gündür. Şimdilik kısaltma veya uzatma imkanım yok. Ama yaşadığın anı en iyi değerlendirme imkanımız vardır. Ya da ben hayatımı dolu dolu yaşadım diyenle hayatım boşa aktı diyenler arasında ne fark vardır. Bana göre yaşadığımız her saniye birilerine fayda sağlıyor onların hayatlarına bir kolaylık sağlayabiliyorsak varızdır. Mesela benim eşim göçmendir. Çalışkandır. Dürüst ve hakkaniyetlidir. Nedense bu topraklarda yaşayan tüm göçmenlere ait ortak özelliktir. Benim yaşadığım yer Buca. Bulgaristan göçmenlerinin mahallelerine teğet yerdeyim. Bizim mahallemizi çer çöp kaplarken O mahallelerde çöpün izine rastlayamazsınız. Çalışmayan , tembellik yapan yalaka göçmenden yok denecek kadar azdır. Biz kimleri örnek alalım. Tabi ki öyle bir kaygımız varsa. Dürüst, çalışkan, işinin hakkını veren ve hile hurda yapmayan kişileri. 2026 itibariyle 86 milyonluk bir toplumda kaç kişi bu özellikleri taşıyor. O kadar pisliğe bulandık ki eğriyi doğruyu bulacak bir zeminde değiliz. Laf lafı , konu konuyu açar. Ben biraz kısaltayım ve bugün yaşadıklarından çıkartabildiklerimi aktarayım. Hem kişisel hem de Sahibini Arayan Fotoğraflar ekseninde.
İzmir'de yaz ayları bunaltıcı geçer. Sıcaklık değil ama nem tüm enerjimizi sömürür. Bu gün öğleden sonra işyerinden dışarıya çıkıp çıkmama konusunda sürekli kendimle boğuştum. Klimalı ortamda oturup sohbet etmek her insana iyi gelir. Ama bana değil. Ben ölünceye kadar hatta son nefesime kadar dolaşmak ve insanlarla sohbet etmek arzusundayım. İşyerinden çıkarken o kadar plansız çıkmışım ki şapkamı ve gözlüğümü odada unuttum. İstesem geri dönüp alabilirdim ama gerek yoktu. vakit harcamaya gerek yoktu. Artık yola çıkılmıştı.
08.07.2026 çarş
00.00
Buca İzmir
Girişi uzun tutarsan aktarman gerekeni basit cümlelerle hemen sıcağı sıcağına aktaramazsan böyle olur. Dün sizlere aktarmam gereken Sahibini Arayan Fotoğraflarla ilgili üç durum vardı. Hem duygusal hem de bazı şeylere yön verici hikayelerdi. Heyecanla başladığım yazım uyku ağır basınca sekteye uğradı. Üzerinden bir gün geçti. Dünkü duygusallığım yok. Öyle bir hal aldı ki üçüncü olarak anlatacağımı unuttum. Kendimi çok zorluyorum ama hatırlayamıyorum. Şeytan at kafadan salla başka bişey uydur diyor. Sizlere ve kendime olan saygım buna el vermiyor. Sıcağı sıcağına da diyemeyeceğim biraz ılıtıp anlatmış olacağım. İzmir'de Sahaflar Çarşısı Kemeraltı2nda ilginç bir sokakta ve pasajda. İstanbul'da Beyoğlu'ndaki Sahaflar çarşısına rakip olacak bir potansiyelde. işlerini severek yapan bir çok sahaf arkadaş var. Tabi ki İstanbul Kadar zengin değil ama çok güzel malzemeler çıkıyor. Sürekli uğrarsanız hem güzel sohbetler yaparsınız hem de aradığınız veya aramadığınız bir çok malzemeyi bulursunuz. Uzun zamandır uğramıyordum. Zaman aralığı ne kadar uzak ta olsa her zaman sevdiğim sahaf arkadaşlarla güzel sohbetler yaparız. İşin güzel taraflarından biri ise esnaflar arasında ki alışverişin anlatıldığı anlar.
09.07.2026 perş
14.25