17/04/2025
Ben Bu Zamana Ait Değilim
Ayaklarım taş sokaklara her bastığında bir ses yankılanıyor içimde. Sanki adımlarım yeni değil, sanki bu yollar beni çoktan tanıyor. Bir rüzgar geçiyor saçlarımdan, tanıdık… Sanki bin yıl önce de esmiş, beni aynı şekilde okşamış gibi.
Asos’un Behramkale taşlarında yürürken gökyüzü başka bir tonda maviydi o gün. Güneşin ışığı zamanın üzerine ince bir örtü gibi serilmişti. İnsanlar vardı etrafta ama ben onların arasında değil, başka bir çağın içinde yürüyordum.
Yüzümdeki ifadeyi tanımıyorlardı, ama ben burayı tanıyordum. Her taş, her kemer, her duvar bana bir şey fısıldıyordu.
“Hoş geldin,” diyorlardı. “Nihayet döndün…”
Ben bu zamana ait değilim.
Olmadım.
Olamam.
Modern dünyanın plastik kelimeleri, yapay ışıkları, elektronik nefesleri bana yabancı. Kalabalıklar içinde yalnız, tarihin içindeyken tamamım.
Belki bir zamanlar burada yaşadım. Belki bir savaşta bir taşı savundum, belki bir limanda bekledim birini, belki bir filozofun cümlesinde yaşadım bir ömrü.
Şimdi ise sadece geçici bir misafirim çağımızda. Ama her ne zaman ki bir antik kapıdan içeri adım atsam, o zaman kendim olurum.
Adımı unutsam da, geçmiş beni unutmuyor.
Çünkü ben bu zamana ait değilim.
Ahmet Kurucu