Ahmet Çağan

Ahmet Çağan Zaman zaman bulduğum böceklerin fotoğraflarını çekerken bana hep aynı soruyu soruyorlar "nas? https://www.shutterstock.com/g/AhmetCagan

Eresus kollari ya da Eresus cinnaberinus, Eresidae familyasının Eresus cinsinden zehirli bir örümcek türü. Kimi taksonom...
08/03/2026

Eresus kollari ya da Eresus cinnaberinus, Eresidae familyasının Eresus cinsinden zehirli bir örümcek türü. Kimi taksonomistler daha önce tanımlandığı için Eresus cinnaberinus Olivier, 1789 adını türün geçerli adı olarak kabul eder ve E. kollari adını E. cinnaberinus adının sinonimi sayarlar.

Görünüm:Bu böcek gerçekten ilginç bir tipe sahip. Sırtı tamamen sert bir kabukla kaplı, üzerinde küçük ama keskin dikenl...
21/08/2025

Görünüm:
Bu böcek gerçekten ilginç bir tipe sahip. Sırtı tamamen sert bir kabukla kaplı, üzerinde küçük ama keskin dikenler var. Sanki minik bir zırhlı araç gibi! Gözleri iri ve sarımtırak, bakışları da bir o kadar keskin. Doğada böyle bir şeyle karşılaşsan, hemen "Bu da ne?" diye sorardın herhalde.

Nerede Yaşar?
Genellikle nemli yerleri seviyor. Ormanlık alanlarda, yaprak yığınlarının altında veya çürüyen odunların arasında saklanıyor. Hareketleri yavaş ama dikkatli. Geceleri daha aktif olduğu için pek göze çarpmıyor. Belki de bu yüzden çok fazla bilinmiyor.

Adı Ne Olabilir?
İşte asıl soru bu! Böyle dikenli ve sert kabuklu bir böceğin kesin bir ismi olmalı, değil mi? Belki "Dikenli Zırh Böceği" ya da "Sert Kabuklu" gibi bir şey denebilir. Ama gerçek adını öğrenmek için biraz araştırma yapmak lazım. Sen ne dersin, bu böceğe hangi isim yakışır? Belki de onu sen keşfedip isimlendireceksin!

Ağrı, sert kışları ve yüksek rakımıyla bilinen, Türkiye’nin en doğusunda yer alan tipik bir karasal iklim bölgesidir. Bu...
14/08/2025

Ağrı, sert kışları ve yüksek rakımıyla bilinen, Türkiye’nin en doğusunda yer alan tipik bir karasal iklim bölgesidir. Bu coğrafyada uzun yıllar geçiren biri olarak, doğası gereği deniz kuşlarının burada yaşamasını beklemezdim. Ancak son zamanlarda özellikle şehir merkezinde ve su kenarlarında martıların varlığı dikkatimi çekti. Uçuşları, sesleri ve davranışlarıyla tanıdık ama bir o kadar da yabancı gelen bu kuşları görmek, beni hem şaşırttı hem de meraklandırdı.

Martılar genellikle denizle özdeşleşmiş kuşlardır; sahil kasabalarında, limanlarda, balıkçı teknelerinin peşinde görmeye alışkınız. Bu yüzden karasal iklimin sertliğine sahip Ağrı’da yaşamalarını doğal karşılamak zor. Fakat daha yakından incelediğimde, bu kuşların aslında hayli uyumlu ve fırsatçı canlılar olduğunu fark ettim. Nehir kenarları, göletler, çöplükler ya da insanların bıraktığı gıda atıkları onlar için yeni bir yaşam alanı sunuyor. Üstelik şehirleşmenin artması ve doğadaki dengelerin değişmesiyle, martıların yerleşim alanlarını genişletmesi kaçınılmaz olmuş gibi görünüyor.

Bir yandan küresel iklim değişikliğinin etkileri, diğer yandan insanların doğaya bıraktığı izler, kuşların göç ve yerleşim alışkanlıklarını köklü şekilde değiştiriyor. Ağrı’nın içinden geçen kuş göç rotaları ve yaz aylarında serin kalan yüksek rakımlı bölgeler, bazı martı türleri için cazip hale gelmiş olabilir. Sonuç olarak, deniz kenarlarının simgesi olan martıların Ağrı gibi bir yerde yaşaması, doğanın sürprizlerle dolu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Belki de bu kuşlar, yaşadığımız çevredeki değişimi en sessiz ama en dikkat çekici biçimde haber veren canlılardır.

Evin içinde karşılaştığın bu minik canlı, Dermestidae familyasına ait bir larva olabilir. Larvalar genellikle 3–13 mm uz...
07/08/2025

Evin içinde karşılaştığın bu minik canlı, Dermestidae familyasına ait bir larva olabilir. Larvalar genellikle 3–13 mm uzunluğunda olup, silindirik segmentli yapıya ve yoğun tüylere sahiptir (setae) . Güvenlik için kullanılan bu tüylü yapı, dış etmenlere ve saldırganlara karşı koruyucu bir savunma mekanizması işlevi görebilir (bazı alt gruplardaki hastisetae adı verilen modifiye tüyler aktif savunma sağlar) . Renkleri türüne göre değişkenlik göstermekle birlikte, senin verdiğin görüntüde turuncu‑kahverengi ve segmentli gövdede açık‑koyu bantlar dikkat çeker ki bu, Anthrenus cinsine ait halı böceği larvası örneğine oldukça benzer.

Larvalar ev ortamında özellikle hayvansal lifli malzemelerle beslenir — yün, tüy, deri, kürk, yünlü halı ve tekstiller, eski giysiler hatta kuru böcek ve örümcek kalıntıları gibi doğal protein içerikli yüzeyler bunlar arasında yer alır . Bu beslenme davranışı, onları ev tekstil ürünleri ve müze koleksiyonları için yaygın bir tehdit hâline getirir. Larval evrim süresi, sıcaklık koşullarına bağlı olarak değişken olup 6 haftadan başlayıp 2 yıla kadar uzayabilir; olgun larvalar kendilerine uygun sert bir materyal içinde pupa odası oluşturmak için genellikle tahta, mantolama malzemesi ya da kalın k*maş dokularını deler .

Tüm bu bilgilere rağmen evde görünmez denecek kadar küçük bu canlıların varlığını sürdürmüş olması beni oldukça şaşırttı. Çoğu zaman, fark edilmeyen çatlak ve dolap dipleri gibi karanlık alanlarda birden fazla larva yıllarca yaşayıp dökülen deri ve tekstil liflerini besin olarak kullanabiliyor. Bu durum, evimizin ne kadar çok mikroskobik yaşamı içinde barındırdığına dair hem meraklandırıcı hem de dikkat çekici bir uyarı oluyor. Ayrıca larvaların dökülmüş deri kabukları, giysi kenarlarında ve köşelerde birikerek gizli bir çoğalma izini bırakabiliyor; bu da temizlik ve hijyenin önemini bir kez daha vurguluyor.

Kırmızı Lekelerin Sırrı: Bir Yusufçuk ve Su Akarlarının DansıBugün, kanatları ışıltılı bir yusufçuk buldum. İlk bakışta,...
31/07/2025

Kırmızı Lekelerin Sırrı: Bir Yusufçuk ve Su Akarlarının Dansı

Bugün, kanatları ışıltılı bir yusufçuk buldum. İlk bakışta, vücudundaki kırmızı lekeleri yaralar sandım; belki bir kuşun pençesinden kurtulmuştu ya da sert bir rüzgara direnmişti. Ama yakından baktığımda, bu lekelerin düşündüğüm gibi olmadıklarını fark ettim. Bunlar, Hydrachnidia takımına ait su akarlarıydı, minik parazitler, yusufçuğun vücudunu geçici bir ev olarak kullanıyorlardı. Su akarları, yaşam döngülerinin bir evresinde böyle konakçılara tutunurken, yetişkinliklerinde avcıya dönüşüyorlardı. Doğanın bu karmaşık ilişkisi, bir anlık tesadüfle karşıma çıkmıştı.

Yusufçuk, kanatlarını hafifçe titretirken, altı bin türü olan bu akarların taşıyıcısı olmuştu. Odonata takımının bu göz alıcı üyesi, bileşik gözlerindeki yirmi dört bin ommatidia ile etrafı tarıyor, suyun üzerinde avını bekliyordu. Ancak şimdi, kendisi de başka bir yaşam formunun geçici durağıydı. Su akarları, larvalarını bırakmak için yusufçuğun en savunmasız anını beklemiş olmalıydı. Bu, doğanın acımasız ama bir o kadar da büyüleyici döngüsüydü: bir canlı, diğerinin hayatta kalma stratejisinin bir parçası haline geliyordu.

Makro lensimle detayları yakaladıkça, yusufçuğun üzerindeki kırmızı lekelerin dansı daha da netleşti. Her bir akar, mikroskobik bir dünyanın izlerini taşıyordu. Yusufçuğun metalik mavi-yeşil karın halkaları, bu kırmızı noktaların kontrastıyla adeta bir sanat eserine dönüşmüştü. Doğanın paletinde, parazit ve konakçı arasındaki bu ilişki, beklenmedik bir uyum yaratıyordu. Belki de bu akarlar, yusufçuğun hareketleri sayesinde yeni yaşam alanlarına ulaşıyor, türlerinin devamlılığını sağlıyordu.

Fotoğraf karelerime yansıyan bu an, bilimle sanatın kesiştiği nadir bir andı. Yusufçuğun kanatlarındaki damarlar, su akarlarının minik gövdeleri, her detay doğanın mükemmel işleyişine tanıklık ediyordu. Bu küçük eklembacaklı, farkında olmadan bir ekosistemin taşıyıcısı olmuştu. Ve ben, şans eseri bu ilişkiyi belgeleyen bir gözlemci olarak, doğanın sonsuz karmaşıklığı karşısında bir kez daha hayrete düşmüştüm.

Eresus , uğur böceği örümcekleri olarak da bilinir , ilk olarak 1805 yılında Charles Athanase Walckenaer tarafından tanı...
23/07/2025

Eresus , uğur böceği örümcekleri olarak da bilinir , ilk olarak 1805 yılında Charles Athanase Walckenaer tarafından tanımlanan kadife örümceklerinin bir cinsidir . Daha önce Eresus cinnaberinus veya Eresus niger olarak adlandırılan cinsin üyeleriartık üç türden birine yerleştirilir:Eresus kollari , Eresus sandaliatus ve Eresus moravicus .Yeni bir tür olan Eresus urus (eski Mezopotamya şehri Ur'un adını almıştır), Mart 2025'te güney Irak'ta keşfedildi. Vücut şekilleri benzer ve vücutları kadifemsi olduğundan hem zıplayan örümceklere hem de Palpimanidae familyasındaki örümceklere benzerler . Bu cinsin erkekleri, genellikle 4 siyah nokta taşıyan siyah benekli kırmızı bir karına sahiptir. Vücudun geri kalanı genellikle siyahtır ve bazı kırmızımsı veya beyaz alanlar bulunur. Bu cinsin dişileri genellikle gri, kahverengi veya siyah tonlarında donuk renklere sahiptir. Çoğu birey için tam vücut uzunluğu 8,5 ila 20 mm'ye ulaşır ve belirgin bir prosomal uzunluk 3,6 ila 6,1 mm'dir. Bazı türlerde dişiler, erkeklerden önemli ölçüde daha donuk olsalar da, biraz sarı renge sahiptirler.

Anadolu sarı akrebi ya da halk arasında kısaca Sarı akrep (Aegaeobuthus gibbosus), Buthidaefamilyasından insan sağlığı açısından tehlikeli bir akrep türü. Anadolu'nun en yaygın akrep türüdür.Küçük boylu akrepler olup, ortalama 56 mm uzunluğundadır. Vücut sarımsı kahverengi; tarak organı beyazımsı krem renginde; telson açık sarımsı kahverengi; iğne kızılımsı kahverengidir. Karapaksta antero-lateral karinalar ile postero-median karinalar birleşerek lir şeklinde yapı göstermez ve mid-median karinalar ile postero median karinalar boyuna düz bir çizgi halinde birleşmiştir. II. ve III. kuyruk segmentlerinin ventro-median karinalarını oluşturan granüller posteriore doğru büyümez. Hareketli parmak 12, sabit parmak 11 eğik granül sırası taşır; IV. kuyruk segmenti 10 tam karinalı; tarak organı diş sayısı dişilerde 19-23, erkeklerde 26-32 arasındadır.

Kızıl şahin. Orta boylu ve geniş kanatlı bir yırtıcıdır. Kanat teleklerindeki siyah çerçeve ve kızıl rengiyle kolayca ta...
07/12/2024

Kızıl şahin. Orta boylu ve geniş kanatlı bir yırtıcıdır. Kanat teleklerindeki siyah çerçeve ve kızıl rengiyle kolayca tanınır. Alacalı, açık renkleri, uçarken veya tüneme halinde rahatça ayırt edilebilir. Bu kadar sık görülmesinin nedeni ise avladığı hayvanların çok çeşitlilik göstermesi, (sürüngenler, küçük ve orta boydaki kuşlar, ufak memeliler ve tavşan) ve kendisi ile rekabet edecek başka yırtıcıların (kartal gibi) azlığıdır.ve şahinler gibi yırtıcıdır.Yırtıcı kuşlar içerisinde manevra kabiliyeti en iyi olan kuş türüdür, dalışa geçtiği an saatte 320 km/s gibi mükemmel bir hıza ulaşır.Bu hızla nefes alamaycağı için burun deliklerindeki kapakçıkları kapatabilir.

Yeşil ÇekirgeAnadolu'da çekirgeler türlerine göre, 4–5 cm arasında değişen büyüklüklerde yaşamaktadır. Bilinen en küçük ...
10/07/2024

Yeşil Çekirge
Anadolu'da çekirgeler türlerine göre, 4–5 cm arasında değişen büyüklüklerde yaşamaktadır. Bilinen en küçük çekirge türü 2 cm olup şimdiye kadar tespit edilen en büyük çekirgelerin boyları 20 cm kadar olup, özellikle göçmen çekirge türlerinin diğerlerine göre 5 – 10 cm daha büyü
Çekirgeler, özellikle sıcak çöllere yakın yerlerde (Akdeniz çevresindeki bölgeler, Kuzey Amerika ve Arjantin'in orta kesimi, Asya ve Afrika çöllerine yakın bölgeler) tarıma büyük zarar verir. Türkiye'de çekirgeden zarar gören kesimler Güney Anadolu ve Trakya'dır. Çekirgeler zengin bitki örtülü ülkelere yaptıkları dehşet verici göçlerle ünlüdür. Kümeler halinde bırakılan yumurtalardan ilk yağmurlardan hemen sonra çıkan kanatsız çekirge yavruları büyük topluluklar halinde bitkilere saldırır. Yavrular erginleşip kanatlanınca göçün hızı daha da artar: karabulut gibi göç eden çekirge sürüsü indiği yerdeki bitkileri kısa sürede yer ve bitirir. Sıcak mevsimin sonunda dişiler bulundukları yerde yumurtlar; daha sonra erginler kalabalık topluluklar halinde ölür ve bu defa da cesetleri hastalıklara yol açar.
Çekirgelere yapılan savaş çeşitli etmenlere bağlı olarak değişir: Çekirge sürüsünün büyüklüğü, göç biçimi, sürüyü oluşturan bireylerin erişkin olup olmamaları vb.

Kaynak:https://tr.m.wikipedia.org/wiki/%C3%87ekirge

Agalenatea redii Agalenatea redii, Araneidae familyasından Palearktik bölge'de yaşayan sıcaksever bir örümcek türü. lk k...
23/05/2024

Agalenatea redii Agalenatea redii, Araneidae familyasından Palearktik bölge'de yaşayan sıcaksever bir örümcek türü. lk kez 1763 yılında İtalyan doğa tarihi uzmanı Giovanni Antonio Scopoli (1723—1788) tarafından Aranea redii adıyla tanımlanan tür 1951 yılında Allan Frost Archer tarafından Agalenatea redii adıyla revize edilmiştir. Agalenatea cinsinin tip türlüdür. Sıcaksever (termofil) örümceklerdir. Kumlu alanlar, kurak çayırlar, orman kenarlarındaki güneşli alanlar ile sıcak bozkırları sever. Çok erken olarak ilkbahar sonunda nisan ayında erginleri görülmeye başlar.

İngiltere'de funda (Calluna vulgaris) ve dikenli katırtırnağı (Ulex europaeus) üzerinde yaşar. Genellikle yerden 1 m yüksekte kuru ot saplarıyla kuru çiçek başlarına ağ gerer. Orta boy küre biçimli ağı ince ipeklerle kaplıdır. İngiltere'nin kuzeyinde k*m tepelerinde sürüngen söğütlerde yaygındır. İngiltere'de sert geçen kış (aşırı kışlama) sonrası eginaltı (sub-adult) bireyler olarak bulunurlar. Erginlerine ilkbahar sonundan yaz ortasına kadar rastlanır.


   ile çekilmiştir.Eresus kollari ya da Eresus cinnaberinus, Eresidae familyasının Eresus cinsinden zehirli bir örümcek ...
15/05/2024

ile çekilmiştir.
Eresus kollari ya da Eresus cinnaberinus, Eresidae familyasının Eresus cinsinden zehirli bir örümcek türü. Kimi taksonomistler daha önce tanımlandığı için Eresus cinnaberinus Olivier, 1789 adını türün geçerli (accepted) adı olarak kabul eder ve E. kollari adını E. cinnaberinus adının sinonimi sayarlar. Kimileri ise Eresus cinnaberinus adını nomen dubium (bulanık tanımlanmış taksonlar için kullanılan «çıplak isim») olduğu için kuralına göre daha sonra tanımlanmış olan Eresus kollari Rossi, 1846 adını geçerli kabul edip E. cinnaberinus adını E. kollari adının sinonimi sayarlar. Daha önceleri Eresus moravicus (2008 yılında ayrı tür olarak kabul edildi) ile Eresus sandaliatus türleri de Eresus cinnaberinus adı altında sınıflandırılıyordu.

Address

Izmir

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ahmet Çağan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Ahmet Çağan:

Share