08/02/2026
KONYA DUASI KİTABINI TANITAN ve DAĞITAN KARDEŞLERİN GÖNDERDİĞİ ÇALIŞMALAR.
oluşuyor. Her vardır. Ve her bulunuyor. Her oluşuyor. Toplamda vardır. , .
.
Dua Evi – 1. BÖLÜM – 1. Kapı
1. Ve şimdi, dua için bir fırsat daha verildi. Tevbe etmek isteyenler tevbeye yönelsinler, şükretmek isteyenler şükretsinler. Şifa ile dolu olan faziletli dua kitabının, dua kapılarından içeriye girerken, herşeyi terk ederek besmele ile girsinler. Okunan duaların kapıları açan, ilk ve son anahtarımız olduğuda bilinsin. Dua, öyle güzel bir ibadettir ki, eksilmesi ve bitmesi olmayan büyük bir nimettir. Samimi olan kullara, bereketle dolu olan kapılar açılır. Ey dualım; Sende bilmelisin ki, dua edenin bir dua edeni, birde dualarına âmin diyeni olmalı. Allah’ın razı olduğu dualı kulların güzelliği, duaya olan samimiyetlerine yansımalı. Mazine tevbe etmezsen, halini düzeltemezsin. Halini düzeltemezsen, istikbaline şükredemezsin. Ey dualım; Ölüm, yaşayacağımız asıl hayata gitmektir. Ölüm gelmeden önce, nasuh tevbeye davet etmek gerekir. Duayı sevmek, yürekleri temiz olanların işidir. Duayı hayata işlemek, akıllı olan insanların işidir. Duayı yaşamak samimi niyetli kulların işidir. Ey dualım; Burası duanın şehridir, her bölümü dua evidir. Dua şehrine hoşgeldin, dua ile geldin, dualarla gezinmelisin, giderkende dua ile gitmelisin. Dua veya duasızlık kalpte başlar, oradan bütün bedene ve sonrada bütün hayata yayılır. Bilmez misin ki duasızlığın afeti, Allah’a yönelmeyi terk etmektir.
2. Duaları bir kere okuyup geçmek asla olmaz. Anlamak için okumak, yaşamak için okumak, kurtuluşa ermek için bir ömür okuyup Allah’a yönelmek gerekir. Dua Kitabı’nın okuyuşları arttıkça, iman güzelleşir, ameller bereketlenir, doğrular artar, yanlışlar azalır. Dualar ederken, tevazuyla dolu bir hal içerisinde ve çırpınan yüreğimizle, kudret elinin varlığını hissederek, Allah’a dualar edilsin. Sen, Allah’a dualar et, seni kendi dostlarından eylesin. Sen, Allah’a dualar et, seni kendi katında zikretsin. Sen, Allah’a dualar et, seni dualı kullarla kardeş eylesin. Sen, Allah’a dualar ettikçe, O’nun sonsuz rahmeti seni öyle güzel sarar ki, ben ne yaptımda bu güzel makama yükseldim dersin. Şüphen varsa, şüpheyi oluşturan şeytanın vesveseleri çoksa, Müslümanın duası var. Eğer gerçekten istersen, faziletli makama ulaşmanın yolunu bulursun, ancak mazeretler üretirsen, uzaklaşmanında yolunu bulursun. Niyete göre amel, ameline göre karşılık bulursun.
3. Razı olunan bir dua, razı olunan bir kalpte, Allah’ın dergâhına açılan en yüce kapının anahtarıdır. Ey dualım; Kalemde ki yazıyı, yazılarda ki sözü, sözlerde ki duaları, dualarda ki samimiyeti yaşarsan, hakikati bulursun. Kim, tevazuya sarılmış bir hal ile edebiyle duaların kapılarını açarsa, yüce Allah’ta ona cennetin kapılarını açacaktır. Eğer dualar ile tanıştıysan, dualı bir hayat yaşıyorsan, ömründe güzeldir, ölümünde güzeldir. İnsan, görmediği bir şeye şahitlik yapabilir mi? Görmediği bir şeye şahitlikte yapamaz değil mi? Apaçık delillerin alametini gördüğü halde, delillerin kaynağını veya istikametini görmüyorsa, görmediğine şahitlik yapması ancak imanın alametidir, işte bu şehadettir. Allah’ı görmezsin, ancak varlığıyla ilgili delilleri gördükçe iman edersin. Güzel bir imanın varsa, burada ki güzellikleri keşfedersin. Aklını görmezsin, ancak varlığıyla ilgili alemetleri gördükçe varlığına inanırsın. Güzel bir aklın yoksa, akılsızlığın cezasını elbette çekersin. Havayı görmezsin, ancak varlığıyla ilgili alametleri gördükçede varlığına inanırsın. Nefsin istekleri ve ihtiyaçları vardır. İnsanları nefsin istekleri değilde, nefsin ihtiyaçları mutlu eder.
4. Allah’ı, Kur’an-ı Kerim’in ve sünnetin öğretileri ışığında gereği gibi seven. Dua ile dolu bir yürek isteyen, bu bereketli yolda yorulmayı ve yoğrulmayı sevsin. Dualara yönelenleri eleştirmeyin, Kur’an-ı Kerim’in dua ile başladığını ve dua ile bittiğini öğrenin, hatta bilmeyenlerede öğretin. İnsanlar duasız ölse, Allah onlara bir fırsat daha vermek için, tekrar can verse, inanın o insanlar secdelerde tevbe istiğfar duasında olurlar. Allah’a ve Rasulullah (s)’a muhalefet edenin, mutlaka başına musibetler gelir. İnancı zayıf olanlar, en hafif imtihanda ağır bedeller öder. İslam’ın hâkim olmadığı beldeler ise, küfrün beldeleridir. Kalbin nereye bağlıysa, gözlerin onu özler ve dilinde onu zikreder. İnsanlar kendini tanımaya başlarsa, kâinatı tanımaya başlar. Kâinatı tanıyanlar imanı tanır, imanı tanıyanlarda dualaşır. İnsanoğlu, doğru isteklerine ulaşmak için, kendi varlığını en güzel hal ile kullanması gerekir. Bunu, İlahi vahyi yaşamakla gerçekleştirir. Varlığımızın tek sahibi, insanlığın ihtiyacı olan herşeyi yaratmıştır. İmtihan gereği, insanların ulaştıkları olacağı gibi, ulaşamayacağıda olacaktır. Bireysel veya toplumsal olsun kimin için ne hayırlı ise, hayırlı olanlar onlara taksim edilmiştir. Elbet sabredenler kazanır, şükredenlerde kazanacaktır.
5. Bizlere güzellikleri güzelleştiren dualar lazım. Güzel duaların kabul edilebilmesi için, günahlarada nasuh tevbe lazım. Allah, duasızlardan yana değildir. Allah, dua eden kullarla beraberdir. Bu hakikat, Allah’ın kullarına vaadidir. Kullarda kulluk görevlerini yerine getirmesi gerekir. Samimi kullara Allah’a yakınlaştıran ve cennete götüren dualar vardır. Kul, aşk ile Rabbine bağlandı mı, dünyalıklardan vazgeçer. Çünkü her bir dua, sonsuzluğa hazırlıktır. Hakikati arayan kul, elbette tevbesinide ve tevbesinin karşılığınıda bulur. Hakk’a yönelen kul, elbette nasıl dua edeceğinide bulur.
6. Sizlerden önce, dünya yurdundan göçüp giden razı olunan kullar, yürekleri nasıl fethettiler? Sizlerde onlar gibi dua edenin aldığı lezzeti bilseniz, asla duasız bir gün geçirmezdiniz. Dua kitabı güneş gibidir, karanlıklarda kalmış kimselerin gözlerini kamaştırır. Onların anlayıp kavraması zaman alır. Dua kapılarını açıp okuyanlar, onda ki ışıkla yol alır. Manevi hastalıklarla uğraşanların çoğunluğuna bir bakınız, dua ile irtibatlı olmayan, geçimsiz kimselerdir. Duasızlar, Allah’ın kendilerini unuttuklarını zannederler, hâlbuki unutan kendileridir. Kimileri bunun farkındadır, kimileri farkında olmadan isyandadır. Kusuru kendi inanç ve amellerde görmek istemezler. Kendilerine verilmiş olan nimetlerin kıymetini bilmezler.
7. İnsan en çok neyi gündemine getiriyorsa, ona büyük sevgisi vardır. Yüce Allah’ın razı olduğu kullar, selam ve dualarla gittiler. Güzellikleri özlerine yerleştirerek gittiler. Özlerinde ki güzellikleriyle, özel insanlar olarak dünyayı terkedip gittiler. Onlar; Kendilerine dualar ettirecek bir yaşantıyla, ahiretlerine göç ettiler. Kendilerini özlettiren bir sevgiyle, karanlıkta kalmış insanları, gökteki yıldızlar gibi aydınlatıp, ahirette ki yurtlarına gittiler.
8. Onlar; Dünyanın zevklerinden gözlerini nasıl çeviriyorlardı? Onlar; Dünyalıklara sırtlarını dönmüşlerdi. Ahiret, önlerinde tecelli etmiş ve kıyamet gözlerinin önünde canlanmış gibiydi. Onların samimiyetlerine ve gayretlerine şahit olunca, önceleri bu dua, bir küçük yürek ve iki avuç kadardı. Sonra, onu sevgiyle büyüttüm, sonra ne yüreğime, nede avuçlarıma sığmadı, sonra ondan pay alanlar çoğaldı. İnsanların dünya imtihanları çoğalmadan, hedeflerinin büyüklüğüde anlaşılmazdı. Yolu hak olanların dualarıda hak olacaktı.
9. Onlar; Kabul mührü vurulmuş duaları ile insanların akıllarından ve kalplerinden bırakmamacasına tutarlarken, elleri gibi yürekleride dua kokmaktaydı. Eğer sende hayata dualar ederek bakarsan, bu hayatta senin varlığına dualar ederek bakacaktır. Ummadığın yerlerden, sana yollar açılacaktır. Ey Dualı; Zor günler yaşıyorsan, iyi günlerin yakındır. Ancak şunu bilmelisin ki, sabredenler dünyada ve ahirettede kazanır. Ahirete inanmayan insanlar, dünyada ve ahirette perişandır. Hidayet, kalplerin imana açılması ve hayatın İslama teslim olmasıdır. Hidayete talip olanlar öncelikle iç hallerini mekki ayetlerle ıslah etmeli, sonrada dış hallerini medeni ayetlerle salih eylemeli.
10. Becerebilenler onlar gibi kulluğun hakkınıda versinler, insanlarıda onlar gibi göklerin ve yerin yaratıcısına yönlendirsinler. Sen, aklınla ve yüreğinle dualara yönelirsen, kabul olunmuş dualarınıda göreceksin. Öncelikle gözleri haramlardan korumak için, emek gerekir. Harama bakmak kötülüğün ikinci merhalesidir. Eğer bir günahı küçük ve hafif görüyorsan, büyük günahlardan korunmak zordur. Zorluğa düşmeden önce, ilk merhale olan niyetini kontrol etmen gerekir. Haramlara ve helallere hassasiyet göstermeyen toplumlara nasihat edilir. Haramları helalleştirmiş toplumlarada tebliğ gerekir.
11. Tevhid ehli kullar gibi, şirkin can damarlarını kökünden koparın. Onlar gibi, kendi hayatınıza duaların elbisesini giydirin. Ey dualım; Bu dünyayı kirleten insanlar çoktur, temizleyecek olan ancak sizlersiniz. Toplumları etkileyen salih insanlar çoktur, nasılda çok ağır imtihanlar yaşadılar bilmelisin. İnsanlar, niyetlerinin istikametinden gider. Dünya hayatı oyun ve eğlence yeri değildir, bilakis kulluğun yeridir. İnsanlar oyunlara ve eğlencelere kendilerini öyle çok kaptırmışlar ki, dinlerini oyun ve eğlenceye almışlar. İlahi emirlere göre yaşamayanlar, nefsini ilah edinerek yaşamaya başlamışlardır. Onlara göre, göklerin iradesi Allah’a aittir, yeryüzünün iradeside insanlara aittir. Onlara göre, Allah yeryüzünü yaratmıştır, ancak insanlarıda nefsiyle başbaşa bırakmıştır. Böyle düşünen insanların çoğunluğu, egemenlik haklarını kendilerinde görmüşlerdir. Kendilerince beşeri nizamlar belirlemişler ve hükmetme yetkisinin insanlara ait olduğunu ifade etmişlerdir. Ve böylece, kimi insanlar veya toplumlar, Allah’ın varlığına inanmışlar, ancak İlahi emir ve yasakları terk etmişlerdir.
Dua Evi – 1. BÖLÜM – 2. Kapı
12. Bizler, kul olmak adına kendimizi sorguya çekelim. Duadan önce nasıldık? Ve duadan sonra nasıl olmalıyız? Yaşantı ile ölüm arasında ki tercihimiz hangi yönde olmalıdır? İslami bir yaşantı mı? Yoksa duasız yaşayan ölüler gibi mi olmalıyız? Ölmeden önce hak yolda yürüyenler, öldükten sonrada Hakk’ın rahmetinde yürürler. Duası güzel olanın yolculuğu güzel olur, yolculuğu güzel olanın akıbeti güzel ve bereketli olur. Dualı olmayanlarla yolculuk yapmayın, hatta onlarla arkadaş bile olmayın, mesafenizi koruyun.
13. Bizler, önceleri sanki ahirete yabancıydık, mezarlığın içinden çıkıp gelmiş ölü gibiydik. Sanki üzerimizde, ölülere atılan toprak mı vardı? Sonra, Konya Duası ile yoğruldukça, yorgun yerlerim canlandı. Yorgun olan yerlerim canlandıkça kıştan sonra ilkbaharın canlılığını kazandım. Gözlerinle baktıklarına kalbin ile bakarsan, imtihanların kolay olur. Tevazu her ameli güzelleştirirken, kibir güzel amelleride çirkinleştirir. Kötülüğü görüpte sessiz kalanlarla, kötülüğü görüpte bugz edenler, elbette eşit olmazlar.
14. Duasız kalmış yetim olan yanlarıma, hakkın hakikatini gösterdim. Düşünmelerime engel olan imtihanlarımı ve tembel olan azalarımı ve ömrümün akıbetini âlemlerin Rabbi olan Allah’a havale ettim. Subhan olan Allah’ın, güzel isimleriyle dualar ettim. O’nun ne güzel bir vekil olduğunu, bütün hücrelerime benimsettim. Aşka düşersen bedene düşersin, eğer aşkla yükselmek istersende maneviyatla bütünleşirsin. Dua veya duasızlık ilk önce kalpte başlar ve bütün bedene tesiri olur. Sonrada hayatında tefsiri oluşur.
15. Bu dünya yurdu karanlık bir kuyuya benzer, dua kitabı aydınlıklar vererek çıkış yollarını gösterir. Ölüm ahiretin ilk başlangıcıdır, kimine göre Rabbine kavuşmaya sebeptir, kimine görede cehennem azabına götüren bir yolculuk demektir. Ey insan; Allah âlemlere rahmet olarak seçtiği Rasulune, nasıl teselli verdi ise, sizlerede teselliler vermez mi? Eğer hoşnut olacağın bütün kapılar kapanmışsa, bu durumun senin için en güzel hayırlara vesile olacağını unutma. Dua kitabının kapıları, karanlığın içerisinde parlayan dolunay gibidir. Dua kapılarını açanlar, onun ışığı ile yol alırlar.
16. Sizlere duayı hatırlatan, insanlığı duaya teşvik eden dualı kullarla beraber olun. Aklınızı, duanın çalışma odası haline getirin. Akılda ki güzellikleri, yüreğinizle harmanlayın. Duanın olmadığı bir akıl, ne işe yarar? En büyük nimetlerden biri olan aklınızı kullanın. Yer ile gök arasında ki köprü duadır, akidenizi dua ile sağlamlaştırın. Ahlakı güzel olmayanların akidesi, sağlam olmayacaktır.
17. Dua, Allah’a adamaktır. Adanmış olanlar, ölümsüzlük duasındadır. Neyi kazanmak istediğin önemlidir? İnsanoğlu, neresi için yaşadığını bilmelidir? Bu dünya hayatında, cennet için mi varsın? Yoksa ahiretini unutup dünyalıklar için mi yaşarsın? Sen neresi için yaratıldın? Yüce Allah’tan insanlara emirler ve yasaklar gönderilmiştir, insanlardan da Allah’a yükselen Rabbine teslimiyetidir. İlahi emirleri koruyan Allah’tır ve teslimiyeti koruyanda duadır.
18. Allah’ın istediği, kendisine iman ve itaattir. İman ve salih amellerle beraber, sıratıl müstakimde gidenler, başarıya ulaşacaktır. Şahitleri olunan duaların, kabul olunacağının vaadi haktır. Dünyalık için yapılan herşey, birgün yok olacaktır. Allah için yapılan salih amellerinde, seni kurtaracaktır. Allah’ın, iyiliklere ve ibadetlere ihtiyacı yoktur. İyiliklere ve ibadetlere ihtiyacı olan insanlardır.
19. Ve O Allah, dua eden kullarına şah damarlarından daha yakındır. Dua edenlerin duasına karşılık verendir, bütün konuşulanları işitendir, gönüllerde geçenleri bilendir. Zamanı geldiğinde, yüce Rabbin sanada istediklerini verir. Ve seni, seninle beraber olanları hoşnut edecektir. Bir Müslüman hata edebilir veya yanılabilir veya günahlara düşebilir, ancak duasız değildir, bilakis dua ile Allah’a yönelir. Vahiyle terbiye olmayan akıl, kendisini güvende hissetmez. Güvende olmayan akılda, korkulara kapılır. Korkak akıl sahiplerinden de, her türlü kötülükler ve ihanetler beklenir.
20. Dualı kullardan olmaya aday olanlar ve dualı kul olanlar, duanın davetini çevrelerine duyursunlar. Öyle bir zaman olur ki, Allah sizleri birleştirir. Parçalanıp dağılmışız diye düşünürsün, farkında olmadan kenetlendikçe kenetlenir, birlik beraberlik içerisinde, dua ile yürürsün. İslam hayattır, hayatın İslam olmalıdır. İslami olmayan hayat, bayattır. Burada akide konularıda anlatılır, edep konusuda hatırlatılır. İsteyene dualı kul olmanın tarifleri yapılır.
21. İman edip salih ameller işleyenlerin, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin, mutlaka kazanacaklarını bildirin. Dualı kul değilsen, Hakk yolunda sevdalı değilsin. Dualı kul değilsen, Hakk yolculuğunda samimi değilsin. Eğer inancın uğrunda cenneti kazanmak için, en ufak bir fedakârlık gösteriyorsan, asla kaybetmezsin. İnsana gerekli olan ilk kapı imandır ve imanın ilk kapısı salih amellerdir ve salih amellerin ilk kapısı duadır ve duanın ilk kapısı samimi niyettir ve samimi niyetin ilk kapısı niyeti arındırmaktır ve arınmanın ilk kapısıda faydasız olan şu dünyalıklardan uzaklaşmaktır ve batıldan uzaklaştıran tek kapı vardır, Hakk ile meşgul olmaktır.
22. Büyük imtihanları yaşayan kullar, maddi ve manevi olarak arınır. Kul, arındıkça dualara sarılır, hem özünde oluşan şüpheler yok olur, hemde çevresini sarmakta olan kötü niyetliler toz olur. Ey Dualım; Bu haberler, sana umut olsun, suskunluğuna çağlayan olsun ve yeniden uyanışına ve kıyamda duruşuna sebep olsun. Sözün bittiği yerde sükût edebilirsin, sözün kıyam edeceği yerde susmakta haram olsun. Dua ilhamla oluşur, ilimle tamam olur, okurken kalbine işlemek güzel olur. Bu öyle güzelliktir ki, dikenli yolların gül bahçesi olur.
1. Bölüm – 3. Kapı
23. Ey dualım; Dua edenlerin duasını kabul edecek Allah’tır. Dünyada ve ahirette güzellikler veren, gerektiğinde hesabı çok çabuk gören, hükmüne uygun olduğunda, kulu için hayırla dolu bereketli durumları yoktan var eden, dua edenin haline ve akıbetine uygun olan hayırları bereketlendiren yüce Allah’tır. Dua kapılarına yönlendiren istiazedir, dua kapılarını açan besmeledir, kapılardan içeriye girişi sağlayanda hamdeledir, istikameti sağlamlaştıran salveledir.
24.