BİROL ÜZMEZ Photographer

BİROL ÜZMEZ Photographer İnsanların hayatlarına girebilmek büyük bir ayrıcalık ve onur. Bu insanı alçak gönüllü kılıyor. Ve beni daha çok özgürleştiriyor.

Benim fotoğraflarımı diğerlerinden ayıran şey saygıdır.

19/12/2025
Eskişehir'de yaşayan çok sevdiğim fotoğrafçı kardeşim Soner Yaman  bana bir film tavsiyesinde bulundu.Filmin adı Kodacro...
11/12/2024

Eskişehir'de yaşayan çok sevdiğim fotoğrafçı kardeşim Soner Yaman bana bir film tavsiyesinde bulundu.Filmin adı Kodacrome. Soner tavsiye ettiyse mutlaka izlememiz gerekir diyerekten eşim Tülünle beraber filmi izlemeye koyulduk. Tabii Ki söz konusu fotoğraf ve analog dünya ve fotoğraf olunca film içinde kendimizden de parçalar bulduk.

Set during the final days of the admired photo development system known as Kodachrome, a father and son hit the road in order to reach the Kansas photo lab b...

https://www.arthenos.com/birol-uzmez-ile-fotograf-uzerine/Fotoğraf bir şey anlatmalı. Ne söylemek istiyorsun? Bir hikaye...
29/11/2024

https://www.arthenos.com/birol-uzmez-ile-fotograf-uzerine/

Fotoğraf bir şey anlatmalı. Ne söylemek istiyorsun? Bir hikayesi olmalı. Fotoğraf dilin ne olmalı? Ne söyleyecek? Nasıl söyleyecek? Konun ne? Konu önemli. Genel fotoğraf kuralları zaten olmak zorunda. Bunları geçelim. Baktığın zaman fotoğraf ne anlatacak. Ben bir hikayenin peşinden gidiyorum. Bir şey anlatmak için yola çıkarsın. Anlatırsınnn anlatamazsınnn… Biz geleceğe bir şey bırakmak zorundayız.

Önce araştıracaksın. Okuyacaksın. Bakacaksın, bu konuda kim neler yapmış. Sen neyi farklı yapabilirsin? Her şeyden önce bütün egolarını kenara bırakacaksın. İnsanlara eşit mesafeden bakacaksın. Saygı önemli. Kendine özgün konular bulmalısın. Çok fotoğraf çekmek “fotoğ...

20/08/2024

Vay be bugün 64 yaşına girdim. Fotoğrafta neredeyse 45 yıl ,Plakçı Dükkanı deseniz 13.yıla girdi .

Dün kızım Ada sordu" Babacım eğer dönmek isteseydin hangi yıla dönmek isterdin" diye. Bende elbette 70 li yıllara dedim.

En güzel yıllarımızdı (Her şeye rağmen) .

Her alanda özgür olduğumuz ,özellikle müzikte hala o yılların ekmeğini yiyoruz.

https://www.youtube.com/watch?v=dFo3nVzezWA&ab_channel=AliUzcanAKÇAKOCA MTA KAMPI 1970 LER Dün sizlerle paylaştığım eski...
11/07/2024

https://www.youtube.com/watch?v=dFo3nVzezWA&ab_channel=AliUzcan

AKÇAKOCA MTA KAMPI 1970 LER

Dün sizlerle paylaştığım eski Zonguldak görüntülerini yükleyen Ali Uzcan beyin önceki videolarını incelerken Akçakoca MTA kampında çekilen aile görüntüleri ilgimi çekti.Ali beyin babası Necati Uzcan 8 mm kamera kullanırmış.Vefatından sonra oğlu babasının çektiğifilmleri dijital ortama aktarmaya başladığında ortaya bir tuttu çıkmış.Sonrasında eskiciler bit pazarları antikacıları dolaşarak 8 mm filmler toplamaya başlamış ve bu görüntülerle oluşturduğu arşivi You Tube kanalında paylaşmaya başlamış. Filmin başındaki görüntüler Akçakoca MTA tesislerine ait .Ben Akçakoca doğumluyum .Gençliğim orada geçti. Akçakocadaki devlet kamplarının içinde en güzeli MTA kampıydı.Genellikle Ankaradan misafirler gelirdi.Biz yerel halkın tesislere girmesi yasaktı.Uzaktan merakla izlerdik.Yüzme havuzunu ilk kez burada görmüştüm. Merak ederdik nasıl bir yer diye.Bizde arkadaşlarla denizden sandalla gider tesisin dışında kalan kumsala sandalı çekip burada denize girerdik.Kampı uzaktan meraklı gözlerle izlerdik. Kamp şu anda Ankara Büyükşehir Belediyesinin kullanımında sanırım.Çınar Oteli de Akçakocanın en güzel oteliydi.Biz burada denize girerdik.Misafirler sanırım bu otelde kalmamışlar dönerken otele ugramışlar.

*Görüntülerin çekildiği tesisin Çınar Otel mi? olduğu konusunda emin değilim. Çınar Otel tabelasına istinaden en azından o bölgede çekildiğini düşünüyorum. G...

https://www.youtube.com/watch?v=Zx4mMfks-Cg&ab_channel=AliUzcanBu videoyu bir arkadaşım bulmuş. Çok ilginç Zonguldakla i...
10/07/2024

https://www.youtube.com/watch?v=Zx4mMfks-Cg&ab_channel=AliUzcan

Bu videoyu bir arkadaşım bulmuş. Çok ilginç Zonguldakla ilgili tek ipucu 67 plakalı arabalar. Beyaz yazmalar neresi olabilir? Safranbolu olabilir mi? Çünkü Çarşıdaki küçük bedesten gibi çarşılar bir tek Safranbolu da var. Karpuz satılan pazar yeri gibi bir yer var Bartına da benziyor ama kesin bir şey söylemek zor .Bartın da Bartın Yazması takarlar beyaz yazma takmazlar. Bir dere kenarı var. Aile sanırım almancı da olabilir bir tane 34 plakalı araba var başlarda Ford gibi arkasında 67 plakalı kırmızı kamyonet var ama bir görüntüde arabanın burnu giriyor kadraja fikir vermiyor. Başlarda berber var kahve var,67 AR 128 plakalı bir minibüs tek net ipucu.O dönemler AR plaka hangi ilçeye veriliyordu? Memleket ziyareti büyük ihtimalle .Bir dere kenarında piknik yapılıyor amcam sanırım Kulüp rakısını kaldırıyor. Sanki denize yakın bir kireç taşı vadisi gibi bir yer burası yerleşimde tepede köy evleri. Piknikteki kırmızı hırkalı kız burada dereye iniyor burası Çaycuma Çayırköy mağarası girişi olabilir mi? çünkü görüntüye antik köprü giriyor sanki. Ne dersiniz biraz analiz edelim mi?

*Görüntülerdeki yeri bilmiyorum. Görüntülerdeki taşıtların üçü Zonguldak plakalı olduğundan şimdilik Zonguldak çevresi olarak yazdım.

26/04/2024

İzmir’e dair çektiği fotoğraflarla, şehrin tanıtımına uluslararası alanda
katkıda bulunan fotoğraf sanatçısı Birol Üzmez’in fotoğrafları, kültürel bir atlas niteliğinde.

Mehmet Yasa'nın Birol Üzmez ile yaptığı "Hümanizma Yansımaları" başlıklı röportajını KNK dergisinin 58.sayısında okuyabilirsiniz.

"Ben kimsenin fotoğrafını görmeden bilmeden
kendi el yordamımla fotoğraf çekmeye başladım. Hep deneye,
yanıla. Öyle gelişti. Ama babam olmasaydı herhalde
fotoğrafçı olamazdım. O fotoğraf
kimyasallarıyla oynardı. Simyacı
gibi. Bir banyo hazırlardı hep
kart banyosunda hem de film
banyosunda kullanırdı. Kafa işte,
almadım o formülü. Zonguldak
bir İstanbul, Ankara, İzmir
değildi ki. Dergi kitap gelmezdi.
Sonradan Afsad fotoğraf dergisini
Tahsin Kitabevi’nde gördüğümde
dünyam değişti. İlk kez yabancı
fotoğrafçıları orada gördüm. Ben
fotoğraf çekmesini biliyordum,
kompozisyonu biliyordum. Sonra
da Kudelka’yı çok sevdim. Eugene
Smith’i, Jonas Bendiksen’i çok
sevdim. Ara Güler idolümdü.
Şu anda bir tek Erdal Kınacı’nın
fotoğraflarını seviyorum. Onu
takip ediyorum. Ufku çok geniş,
çok farklı bakıyor, çok sade ve
dingin. Onun yeni bir projesi var
çalıştığı, bana gösterdi birkaç
fotoğrafını. Çok beğendim,
merakla gün yüzüne çıkmasını
bekliyorum. Ben Ayhan
Ülkü’nün fotoğraflarını çok severim. Kendini hiç göstermez,
fotoğraflarını kimseyle paylaşmaz.
Kendi halinde bir hayatı var.
Çok bilgili teknik ve pratik
konusunda ben böyle bilgili bir
fotoğrafçı görmedim. Keşke onun
bildiklerinin onda biri bende olsa."

Birol Üzmez Kortejo “Aile Evleri” Sunum ve SöyleşiDEĞİŞMEYEN TEK ŞEY YOKSULLUKBirol Üzmez’in objektifine yansıyan, gerçe...
30/03/2024

Birol Üzmez Kortejo “Aile Evleri” Sunum ve Söyleşi

DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY YOKSULLUK

Birol Üzmez’in objektifine yansıyan, gerçek yoksulluk hikayelerini anlatan Kortejo-Aile Evleri konulu fotoğraf gösterisi EFSA Ege Fotoğraf ve Sinema Amatörleri derneği etkinlikleri kapsamında 17 Nisan 2024 çarşamba günü Efsa dernek salonunda İzmirli fotoğraf severler ile buluşacak.

Yoksul Musevilerin aile evleri, şimdi yoksul Türklerin evleri

İzmir’e özel bir yaşam biçimi Musevi aile evleri (Kurtijo), 500 yıldan sonra artık yoksul İzmirli ailelerin, kimsesizlerin sığınağı oldu.

İspanya’dan göç eden Yahudilerin birbirine omuz vererek yeni hayatlarına uyum için bir arada yaşadıkları kortejolar, şimdilerde hayata tutunmak için yaşadıkları dört duvardan güç alan yoksul ailelerin, kimsesizlerin, yalnızların ve kaybolmuşların yeni mekanı.

Birçoğunun benzer hikayelerle, kelimenin tam anlamıyla hayatın sillesini yiyen, genç, yaşlı, kadın erkek, çocuk aynı avlunun içinde, aynı kaderi paylaşarak hayata tutunmaya çalışıyor.

Kaderleri gibi kullandıkları mekanlarda ortak olan bu insanların hayatları, aslında yarın neler yaşayabileceğimizin göstergesi.

Zamanın bir yerinde içinde yaşayan yoksul Musevilerle anlam kazanmış Aile Evleri’nin son örnekleri, bugün kaderine terk edilmiş halde bizlere artık başka öyküler anlatıyorlar.

500 yıllık bir tarihe tanıklık eden, Musevi aile evleri (Yahudihane) İzmir’e özel bir kültürel miras. Bugüne kadar her nedense göz ardı edilen, hakkında çokta fazla şey bilmediğimiz bu önemli mekanlar Birol Üzmez’in objektifinde hayat buldu.

Kortejo Aile Evleri isimli belgesel Foto Röportaj çalışmasıyla Sami Güner ve Şinasi Barutçu Kupasını kazanan Üzmez, eski İzmir de Juderia olarak bilinen Yahudi Mahallesindeki Kortejoların izlerini sürdü.

Boyoz ve sübye kokulu Son avlularımız

Ortak bir avlu ve sokak içinde,emniyet ve kontrol için tek girişi olan, tuvaletler, banyo, mutfak, yıkanma yeri gibi paylaşılan ortak mekanlar, fakir veya çok fakirlerin barındırılması ve en önemlisi beraber yaşamayı mümkün kılan konuşulan dil (Judeo Espanyol- Ladino), müşterek dini inanç ve gelenekler… İşte bunlar Musevi aile evlerinin ortak özelliği.

1948 yılında bu mekanları tamamen terk eden Musevilerin geride bıraktığı binalar ise bugün fakir Türkler tarafından kullanılıyor.

Çok az İzmirlinin bildiği bu mekanlar hakkında yazılmış kapsamlı bir yazı, sayıları, bugünkü sahipleri ile ilgili bilgilere ulaşmak mümkün değil. Üzmez’in fotoğrafları ile yeniden İzmir’in gündemine girmesiyle birlikte bu kültürel mirasın ilgi çekeceği ise şüphesiz.

Nazım Baysal Yugoslavya’dan Zonguldak’a gelir. Çeşitli işler yaptıktan sonra alamünit (şipşak) makine ile fotoğraf çekme...
16/03/2024

Nazım Baysal Yugoslavya’dan Zonguldak’a gelir. Çeşitli işler yaptıktan sonra alamünit (şipşak) makine ile fotoğraf çekmeye başlar, daha sonra Zonguldak’ın ilk fotoğraf stüdyosunu kurar.

Oğlu Kemal Baysal’ı iyi bir fotoğrafçı olarak yetiştirir. 1920’de Yugoslavya Prizrene’de doğan Kemal Baysal, 1927’de başarılı bir fotoğrafçı olan babası Nazım Baysal ailesini Zonguldak’a getirdiğinde yedi yaşındadır. 1933 yılında Cumhuriyetin onuncu yılını kutlama şenlikleri yapılırken, bütün merasim fotoğraflarını Kemal Baysal çeker. Aynı gün bu fotoğraflar bir siyasi partinin İl Merkezi vasıtasıyla Ankara’da çıkan Ulus Gazetesi’ne yollanır.

Ulus Gazetesi ertesi gün, içinde Zonguldak’ın da bulunduğu, şenlikleri en heyecanlı şekilde kutlayan on şehrin fotoğraflarını yayınlar. Kemal Bey’in adı da böylelikle ilk defa fotoğrafının altına yazılır ve 13 yaşındaki Kemal’e Ankara’dan basın kartı yollanır.

1941’de Berlin’e giderek “Kunst und Werk” okuluna devam eder. 1946 senesinde New York’taki ” The School of Modern Photography”ye girmiş. Okuldan sonra Hollywood’a giderek “Universal Pictures”da Ali İpar’ın eşi olan Virginia Bruce’un çevirdiği bir filmi izleme ve filmin kameramanı ile birlikte bilgi alışverişi yapabilme imkanı bulur.

Vivian Maier ve Zaharia Cuşnir üzerine bir şeyler karalayınca Birol Üzmez daha önce yaptığımız röportajda kıyısından köşesinden bundan bahsetmişti. Döndüm röportajı bir kere daha okudum. “Burnumuzun dibindekini ıskalayıp nerelerde dolaşıyorum” dedim kendi kendime. Birol....

Address

Izmir

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when BİROL ÜZMEZ Photographer posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to BİROL ÜZMEZ Photographer:

Share