05/12/2025
Hazret-i Peygamber’in صلى الله عليه وسلم kâinatın imamı olduğundan ötürü insanların en halimi ve en güzel ahlâklısı olduğu bilinir. Hazret-i Peygamber’in mukaddes ve münezzeh nefsi, bu hususiyetler bakımından son derece mükemmel ve yücedir. Bu sebeple burada geçen “kaba ve katı kalpli olmama” emri, Hazret-i Peygamber’in şahsından ziyade ümmete nasihat edenlere yöneliktir. Yani sözünün dinlenmesini istiyorsan; kaba değil nazik, sert değil yumuşak, kibirli değil alçakgönüllü olmalısın.
Nasihat dinleyen ise konuşanın ufak-tefek hatalarına ya da kendisini rahatsız eden hâllerine fazla odaklanmamalı; genel mesaja ve alabileceği hisseye dikkat kesilmelidir. Konuşandan daha bilgili olsa bile kibirden uzak durmalıdır. Nitekim her insan bir deryadır; hangi deryadan ne kadar inci ve mercan çıkacağı bilinmez. Arkadaş, en cahil insanı dahi bir müddet dinlesen sana mutlaka mantıklı bir şeyler söyleyecektir. Geniş gönüllü olanlar her sözde faydalanabilecekleri bir yön bulurlar; gururlular ise bilgelik taslayarak pek çok güzellikten mahrum kalırlar.
Bir düşün: Deniz alçak ve engin olmasa dört bir yandan kendine akan o kadar suyu gövdesinde toplayabilir miydi? Kayalık, sarp bir arazide su durur mu? Üzerine tohum saçsan ekin biter mi? İşte akıllı insanlar deniz gibidir; güzel sözleri dinler, zihinlerine ve kalplerine kaydederler. Akılsız ve kibirliler ise sert olduğu için üzerinde su durmayan kaya gibidir. Bunların hoş ve hikmetli sözlerden nasibi olmaz.
(Dr. Celalettin Alkan, Beyitler ve Nasihatler, s. 46-47)